Haber

Türk Tipi Başkanlık Sistemi nedir? İşte 11 maddede özellikleri

turk-tipi-baskanlik-sistemi-nedir-madde-madde-ozellikleri

Türk Tipi Başkanlık Sistemi yeni anayasa ve savaş söylemlerinin tartışıldığı şu günlerde sıkça dile getiriliyor. Peki nedir bu Türk Tipi Başkanlık Sisteminin özellikleri ve Türkiye böyle bir başkanlık sistemiyle nereye gider? İşte tüm detaylar…

Etiketler: türk tipi başkanlık sistemi ekşi, türk tipi başkanlık sistemi nedir, türk tipi başkanlık nedir, türk tipi başkanlık sistemi, başkanlık sisteminin özellikleri, başkanlık sistemi ve türkiye, başkanlık sistemi ile yönetilen ülkeler, yarı başkanlık sistemi nedir

Türk Tipi Başkanlık Sistemi nedir?

Aksiyon Dergisi’nden Gazeteci Tuğba Kaplan, Cengiz Aktar ile ‘Türk Tipi Başkanlık Sistemi’nin şifrelerini konuştu. ‘Tek Adam’lığa atıf olduğunu söyleyen Aktar’a göre, eksik 14 vekil MHP’den alınacak ve referanduma gidilecek.

Yeni anayasa tartışması, başkanlık derken oldubittiye getirilip ülkenin yönetim sistemi bir anda değişirse diye endişelenmemek mümkün değil. Oldubittiyle sistem değiştireceklerin ise ülkeyi daha iyi bir yere götürecekleri meçhul. Endişelerimizi bir nebze giderebilir düşüncesiyle Doç. Dr. Cengiz Aktar’ın kapısını çaldık, Türk Tipi Başkanlık Sistemine (TTBS) dair merak edilenleri sorduk. O da bütün yönleriyle anlattı. En küçük kararın bile tek bir kişi tarafından alınacağı TTBS’ye dair de bir ikazda bulundu: “Vatandaş başına ne geleceğini bugünden bilsin.”

turk-tipi-baskanlik-sistemi-nedir-madde-madde-ozellikleri

Başkanlık ilk defa 22 Nisan 2010’da dile getirildi

-Uzun süredir başkanlık tartışılıyor. Bugünkü noktaya bakınca “Nasıl geldik?” diye sormadan edemiyor insan…

Başkanlık ilk defa 22 Nisan 2010’da dile getirildi, şimdiki cumhurbaşkanı tarafından. Bendeki kaydı bu. Ondan önce bu işin bir nevi sağdıçlığını yapan Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu söz ederdi. Hatta 1997’de çıkmış olan bir kitabını güncellemeden tekrar yayımladı. Lağvedilen uzlaşma komisyonuna kadar elimizde o kitaptan başka kaynak yoktu. ‘AKP hakikaten ne istiyor? Erdoğan ve etrafındakiler ne istiyor?’ sorularına cevap için bir tek Burhan Kuzu’nun kitabı vardı. Sonra ikinci kaynak geldi. AKP, komisyonun lağvedilmesine yol açacak bir anayasa teklifiyle geldi. Bir de üçüncü belge var.

TTBS Nedir?

Türk Tipi Başkanlık Sisteminin (TTBS)  ne olduğunu anlatan belge. Geçenlerde Meclis’te bütün milletvekillerine dağıtıldı. Ama ilk defa 25 Aralık 2015’te Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde yapılan bir toplantıda açıklandı. Bugün Cumhurbaşkanı’nın, etrafındakilerin ve ona yakın basının anlattıkları birebir bu raporla örtüşüyor.

Nasıl bir başkanlık sistemi?

Tek parti dönemi

-Raporda başkanlığa dair neler var?

Anayasa teklifi olarak AKP ne istiyorsa raporda da o var. 1924 Anayasası’na atıf var. Tek Parti ve Atatürk dönemi olduğu için önce Mustafa Kemal Atatürk’e, sonra İsmet İnönü’ye hizmet etmiş bir anayasadır. 1946’daki çok partili sisteme de cevaz vermiştir. Sadece diktatörlük anayasası olarak algılamamak lazım. TTBS raporunda şöyle bir ifade var: “Yasamanın yürütme üzerindeki aşırı hâkimiyeti…” Bu son derece otoriter bir sistemi tarif ediyor. Şimdi bunun pazarlamasına, satışına başlandı.

Türk Tipi Başkanlık Sisteminin özellikleri

Meclis’i feshetme hakkı var

-TTBS’nin diğer başkanlık sistemlerinden farkı ne?

Özgün olması, başka yerde denenmemiş olması (böyle bir iddia var) ve uygulanabilir olması. İşleyiş mekanizmaları epeydir biliniyor. TTBS’ye göre cumhurbaşkanlığı seçimi ile Meclis seçimi aynı gün oluyor. Cumhurbaşkanı, kararnameleri ve yasama biçimiyle yönetiyor. Meclis’i feshetme hakkı var. Bütün yüksek yargıyı atayabiliyor. Bir kısmını kendisi, bir kısmını Meclis atıyor. Ama Meclis cumhurbaşkanı ile birlikte seçilen bir Meclis olacağından hiçbir özgünlüğü yok. Üstelik ilanihaye seçilme hakkı var. Yani bir nevi ömür boyu cumhurbaşkanlığı.

‘Ben yaptım, oldu’

-Özgün ve denenmemiş olması ön plana çıkarılacak özelikler mi?

Bir kişinin karar aldığı, ‘Ben yaptım, oldu’ dediği bir sistem olacağı için uygulanabilir. Başka yerde olmaması ve özgün olması iktidarın diline doladığı ‘millilikle’ alakalı. Yani millî bir anayasa olduğu için, Türk tipi demekte bir beis görülmüyor.

Türk Tipi Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı ters yüz ediliyor

-Parlamenter sistemdeki kuvvetler ayrılığı vurgusu, burada karşımıza kuvvetler uyumu olarak çıkıyor. Bu tanımdan ne anlamalıyız?

Yatay denge ve denetleme sistemlerinde, yasama, yürütme ve yargının birbirini dengelediği sistemlere kuvvetler ayrılığı denir. O yüzden ayrı olmaları gerekir ki, birbirini denetlesin ve dengelesinler. Şimdi bu tamamen ters yüz ediliyor. Literatürde bunun adı kuvvetler birliğidir. Ama burada farklı bir sözcük kullanılıyor ve kuvvetler uyumu deniyor. Başka bir kelime oyunu daha var. Denge ve denetleme kavramı, “Denetlemeye gerek yok, denge yeterli” olarak değiştiriliyor. Yani denge, uyum, harmoni, huzur, güvenlik falan gibi şu aralar olup bitenlere cevap verebilecek nitelikte bir algı operasyonu yürütülüyor. 1 Kasım’da da gördük. Özellikle Kürt illerinde olup bitenler, halkta oluşmuş muazzam bir güvensizlik, korku, fobi var. Bunun çaresi de başkanlık! İşte hızlı karar alacak, kimseye hesap vermeyecek, “Ben dedim, oldu.” diyecek ve sistemin bir kişinin emrinde olacağı bir başkanlığın her derde deva olacağı düşünülüyor. Yani başkanlık gelecek, dertler bitecek gibi bir formül hazırlanıyor.

Davul da tokmak da kendilerinde olacak

-Tek bir adamın borusu ötecek yani?

Uyum diyerek denetleme olmaması, yürütmenin üzerindeki yasama ve yargı baskısının olmaması ve hızlı karar alınması, Yargıtay’dan – Danıştay’dan dönen, AB’ye uyum süreci dolayısıyla yurtdışından dönen bütün engellerin ortadan kalktığı bir sistem olacak. Hükümet çevreleri ve Erdoğan’ın kendisi 2008-2009’da yarı özerk düzenleyici kurullar için “Davul bizim boynumuzda, tokmak onların elinde.” derdi. Yani “İşi ben yapıyorum, yürütme benim.  Tokmağı başkaları çalıyor. Olmaz.” derdi. Şimdi davul da tokmak da kendilerinde olacak.

Yeni Anayasa’dan Türk Tipi Başkanlık Sistemi mi çıkacak?

-TTBS hayata nasıl geçecek?

Göstermelik bir Anayasa Komisyonu var. Bir şey çıkacağını beklemek için saf olmak lazım. Türkiye’de bir savaş hâli yokken, bu komisyon anlaşamadı. Şimdi içeride ve dışarıda bir sürü sorun varken nasıl anlaşacak? Hükümet taraftarı yazarlar, hatta hükümetin gayriresmî fetvacısı denilen Hayrettin Karaman bile ‘komisyondan bir şey çıkmaz’ diyor. Hakikaten abesle iştigal. Temel bir sorun var. Üç parti parlamenter sistemi güçlendirmeyi, hükümet partisi ise rejim değişikliğine götürecek bambaşka bir sistemi arzuluyor.

-Nasıl uzlaşacaklar o hâlde?

Ateşle su gibi bir şey, oluru yok.  Komisyon dağılacak,  sonra eksik kalan 14 milletvekili MHP’den tamamlanıp 330 vekille, referandum kararı alınacak.

Türk Tipi Başkanlık İçin Ne gerekiyor?

-Başkanlığa engel olarak görülüyor Davutoğlu. Erken seçimle bu engelin kaldırılacağı  söyleniyor. Erken seçime ihtimal veriyor musunuz?

Beklemiyorum açıkçası. Ama referandumda “Anayasamız başkanlığa cevaz verecek şekilde değiştirilsin mi?” sorusu sorulabilir. Bu soru sayesinde bir taşla iki kuş vurulur. Hem yeni anayasanın hem de başkanlık sisteminin önünü açacak bir formül üzerinde çalışılabileceğini düşünüyorum. Türk milletinin nasıl güçsever ve iktidarperest olduğunu hatırda tutarsak, yüzde 60’la geçeceğini düşünüyorum. Anayasa’yı değiştirmek için parlamentoda 367’ye ihtiyaç  olunca erken seçim gündeme gelebilir. O zaman da “Yüzde 60’la referandum geçti, millî iradeyi temsil ediyoruz. Bu anayasa illa ki bu Meclis’ten çıkmalı.” diye bir dayatma da yaşanabilir.

-Özetle yeni anayasa başkanlığa kılıf mı?

Tabii. Ama yeni anayasaya ihtiyaç zaten var. Fiilî bir başkanlık sistemi zaten var. Bunun hukuki ve yasal olması gerekiyor. Başbakanın kendisi, yürütmenin başı, “Çift başlılık olmaz. Yürütmenin başı olmak istemiyorum.” diyor. TTBS çift başlılığı ortadan kaldırıp partili cumhurbaşkanlığına izin veriyor. Öyle bir sistemde zaten başbakan ne işe yarar?

Başkanlık Sistemi ve Türkiye: Bizi ne bekliyor?

-Bu hâliyle dikensiz gül bahçesi gibi. Peki, bu TTBS’nin Türkiye toplumunda oluru var mı?

İyi hesap edilmesi gerekiyor. AKP’ye oy vermemiş olan nüfusun yarısını ve Kürtleri dışlamak anlamına geliyor. Erken seçim olursa, yapılan bütün hesaplar HDP ve MHP’nin baraj altı kalması yönünde. MHP maalesef AKP’nin alt birimi hâline geldi. Ve futbol liginden bile dışlanan ‘‘HDP’ye oy verenler’’in tamamen yasal olarak dışlanacağı, başkanlıkla yönetilebilecek bir Türkiye ne kadar istikrarlı ve sürdürülebilir olur? Bütün muamma bu.

Türk Tipi Başkanlık Sisteminin ekonomik yansımaları ne olur?

-Toplumsal sonucunu anlattınız. Ya saray tarafından yönetilecek bir ekonomi nereye gider?

Saray çevresi mevcut ekonomi yönetiminden hoşnut değil. Denge- denetleme olmadan karar alma meraklısı oldukları için, bunun Türkiye’nin ve dünyanın içinde bulunduğu yapısal sorunlar çerçevesinde ne kadar sürdürülebilir olduğu konusunda da büyük soru işaretleri var. Bir intikam alma aracına dönüşür. İntikam alma operasyonları, el koymalar, kayyımların olduğu bir yerde bağımsız bir piyasa ekonomisinden bahsedilemez. Türkiye’de yurtdışından gelen sıcak parayla döndürülen bir ekonomi var. Dolayısıyla orta gelir tuzağına düşmüş bir ülkenin bu tuzaktan çıkabilmesi için uzun vadeli yapısal engellerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Sarayın ekonomi kurmaylarının böyle bir derdi yok. Onlar faiz inince enflasyonun da ineceğini hayal ediyor.

-Sıfır komşulu ve sınırsız sorunlu Türkiye’nin dış politikası düzelir mi TTBS sayesinde?

Türkiye bugüne dek, hiç olmadığı kadar dış politika bağlantılı yaşamaya başladı. Bunda hükümetin Ortadoğu politikası ve yurtdışında varlık iddialarıyla ilgisi var. Bunun da tek kişinin aldığı kararlarla yönetilmesi gerektiği söyleniyor. Bugüne kadar alınan kararların ne hâlde olduğunu görüyoruz. Orada da bir intikam durumu, kızgınlık ve çok fazla düşünülmeden alınan kararlar var.

-Erdoğan’ın istediği başkanlığın Anadolu’da bilgilendirme toplantılarıyla anlatılmasını önerdiniz Abant’ta. Kim gider Anadolu’ya bunu anlatmaya?

İktidarın tertip ettiği bilgilendirmeye koşut olarak “Bu hakikaten nedir?” bilinsin diye bu seminerler yapılabilir. Bu konuda 20’ye yakın uzman var. Ben anayasa uzmanı değilim ama işin başka boyutlarını anlatabilirim. Ergun Özbudun, Levent Köker, Serap Yazıcı gibi hocalarımız ve daha niceleri var.  Toplumun güçsever, iktidarperest olması çok önemli bir nokta. Türkiye’de insanlar başkanlık sisteminin ne olduğunu bilmeseler dahi, aslında neden ve kimin için istendiğini biliyor. Tayyip Erdoğan’ın var olan gücüne güç katacağını biliyor. Ama içinde bulunduğumuz konjonktür, Türk halkının güçlü iktidar yanlısı olması bunu bambaşka bir yere götürebilir. İnsanlara bunun uygulanamaz olduğu, sorunlar, sorun çözmekten ziyade daha fazla sorun çıkaracak  bir sistem olduğu anlatılmalı. Hayatlarına nasıl etki edeceğini konuşmak gerekir.

Türk Tipi Başkanlık Sistemi vatandaşın hayatına nasıl etki edecek?

Hiç iyimser değilim sonuç konusunda, ne olur bilemem. Ama en azından herkes başına ne geleceğini bugünden bilsin. En küçük karar dahi bir kişi tarafından alınacak. Ve bu kararın hiçbir denetlemesi olmayacak. Bütün denetleme kurumları devre dışı bırakıldı zaten. Sayıştay’ın Sayıştay’lığı kalmadı. Danıştay’ın aldığı kararlar kati suretle uygulanamıyor. Zaten bir keyfî sistem var. Bu sistemin hukuksallaştırılacağı bir çalışmadan bahsediyoruz.

-Gülay Göktürk’ten sonra Etyen Mahçupyan da “Başkanlık bu pespayeliği çözer mi?” başlıklı yazı yazdı, yayımlanmadı ve Akşam’dan ayrıldı. Ancak siz Mahçupyan’ın başkanlıkla bir derdi olmadığı kanaatindesiniz. Derdi başkanlık değilse ne?

Etyen Mahçupyan, yazılarından anladığım kadarıyla saray çevresindeki bazı müşavirleri fırsatçılıkla itham ediyor ve onların tasarruflarının başkanlık sistemine halel getireceğini düşünüyor. Derdi ulu başkanlığı, hakir gördüğü müşavirlerden kurtarmak. Bunun Türkiye’nin sorunlarını çözeceğine ama etraftakilerin de buna ket vuracağına inanıyor.

Kaynak: Tuğba Kaplan, Aksiyon http://www.aksiyon.com.tr/siyaset/-ben-dedim-oldu-sistemi-geliyor_553921

Etiketler: türk tipi başkanlık sistemi ekşi, türk tipi başkanlık sistemi nedir, türk tipi başkanlık nedir, türk tipi başkanlık sistemi, başkanlık sisteminin özellikleri, başkanlık sistemi ve türkiye, başkanlık sistemi ile yönetilen ülkeler, yarı başkanlık sistemi nedir

Peki sizler Türk Tipi Başkanlık Sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye’ye katkıları ve zararları neler olur? Fikrinizi yorum bölümünden iletebilirsiniz…

Yazar hakkında

mm

Tuğba Kaplan

Gazeteci - Yazar

Yorum yaz