Haber

PKK ve Kandil’e yönelik TSK’nın sınırötesi hava operasyonları işe yarıyor mu? 11 not

TSK’nın PKK ve Kandil’e yönelik sınırötesi hava saldırıları işe yarıyor mu? İşte iki farklı uzmandan görüşler…

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy:

Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy, son zamanlarda PKK’ya yönelik operasyonları ve PKK’nın yaptığı saldırıları Haber A’ya değerlendirdi. (Kaynak: Haber7 – 17 Ekim 2011)

Dün artık bıçak kemiğe dayandı dendikten sonra sabır da tükendi. Son saldırının ardından hemen misli ile karşılık verileceği söylendi. Uçaklarımız Diyarbakır’dan kalktı,kandili ve diğer kampları bombaladılar. Nasıl bir sonuç doğurur sizce? Son günlerdeki azarak devam eden bu terör faaliyetlerine bundan sonraki daha güçlü, daha sıkı müdahalelerle nereye ulaşırız, nasıl bir ortam var sizce?

Şimdi iki açıdan bakmak lazım… Bir tanesi; var olan bu işi demokratik süreç içinde bu şekil operasyonlara gerek kalmadan, sivil bir konsept içinde çözme iradesi. Büyük ölçüde yara aldı bu süreçle birlikte. Belki görülmesi gereken en önemli yer burası. Bundan sonra da oldukça bunalımlı bir süreç olacağı gözüküyor.

Taktik açıdan bakarsak da benzer operasyonlar, PKK ile olan mücadelede geçmişte çok defa yapıldı. Nihai bir sonuç getirmedi. Bu da getirmeyecek. Bu, “yapılmaması gerekir” anlamında değil! Çok yerinde bir karar; devletimizin, hükümetimizin vermiş olduğu bu karar. Bunu daha çok, psikolojik üstünlüğü Türkiye Cumhuriyeti lehine sürdürmek açısından çok önemli bir operasyon olarak nitelendiriyorum. Ama bu operasyondan çok büyük sonuçlar beklemenin de gereksiz olduğunu düşünüyorum. Yani Türkiye son yıllarda belki eleştirilebilecek düzeyde, belki abartılı bulunabilecek düzeyde iyi niyet gösterdi bu sürecin iyileştirilmesi yönünde. Ama bu iyi niyetin karşılığını bulamadı, alamadı. Dolayısıyla bu noktaya gelmiş olmasının da çok doğal olduğunu düşünüyorum.

1458834100-6710-ava-harekati-duzenledi-h6499

Güvenlik ve strateji uzmanı Mete Yarar:

Eski bir Bordo Bereli, güvenlik ve strateji uzmanı Mete Yarar, Hürriyet’ten İzzet Çapa’ya yaptığı açıklamada şunları söylüyor:

HAVA OPERASYONLARINDA DAĞ TAŞ MI VURULUYOR?

* “Hava operasyonlarında sadece dağı, taşı vuruyorlar” kanısı var toplumun bazı kesimlerinde…

– Ben de bu sorunun cevabını bulabilmek için yerinde çekim yapmaya İncirlik’e gittim ve hava operasyonunun pir parçası olan bir tanker uçağına binerek havada beş saat kaldım. Operasyona katılan pilotlarla yüz yüze konuştum. Gizlilik sınırlarını aşmamak kaydıyla bazı görüntüleri izleme fırsatı buldum.

SON 25 YILIN EN BÜYÜK HAVA HAREKATI

– Hava Kuvvetleri’nin teknolojik anlamda gelmiş olduğu nokta, dağın taşın vurulmasına müsade etmiyor. Geçen gün yapılan 100 uçaklık hava harekatı, son 25 yılın en büyük hava operasyonuydu. Ve Kandil’de bulunan 1500 kişilik aktif gücün üçte ikisi etkisiz hale getirildi. (2015)

Güvenlik Analisti Metin Gürcan:

Hava operasyonlarıyla ilgili genel bir yazısında aşağıdaki noktalara değiniyor: (25 Ekim 2015)

Sorum basit: Giderek hayatımızı ve birlikte yaşama azim ve irademizi emen bu silahlı güç mücadelesinde PKK’ya karşı nasıl bir ‘zafer’ tahayyül ediyoruz? Yazının başına dönelim: ‘Belini kırdık, ezdik, yok ettik’ haber ve açıklamaları aslında ‘askeri zafere’ dair açıklamalar, bu nedenle ne yazık ki siyasi karar alıcıların ağızlarına pek de oturmuyor. Çünkü biz onlardan askeri zafer değil ‘siyasi zafer’ bekliyoruz. Tabi bir de ‘algısal zafer’ var. Bu da sahadaki gerçekliğe yoğunlaşmadan (çünkü bunun siyasi ve ekonomik maliyeti çok yüksek) zihinlerde zaferin inşa edilebileceği fikrine dayanıyor.

Dünyada ‘algısal zafer’ konusunda en iyi ülkelerden biri herhalde İsrail’dir. İsrail, 2006 Gazze Savaşı hezimetinden sonra, 2008 yılında Hamas’ın İsrailli sivillere ve askeri birimlere karşı roketli saldırılar yaptığı gerekçesi ile başlattığı ‘Dökme Kurşun Harekatı’nda zaferin inşasına daha operasyon başlamadan önce girişmişti. Meskun mahallere yönelik hassas güdümlü mühimmatla yapılan hava taaruzları, yüksek teknoloji içeren silah sistemleri kullanımı, yeni harekat taktikleri gibi sofistike yetenekleri, güvenlik güçlerinin başarı ve kahramanlık hikayeleri ile harmanlayarak iyi bir halkla ilişkiler ve medya stratejisi ile ‘pazarlamayı’ amaç edinen bu yaklaşımla İsrail, sahadaki gerçekliğe (örneğin yüksek sivil kayıpları) pek de önem vermeden Hamas’la 2008 kapışmasının ‘zaferle’ neticelendiğini zihinlerimize kazıyabilmişti.

Yazar hakkında

mm

Agah Alptekin

Dijital Gazeteci - Blogger

Yorum yaz