Teknoloji

5 maddede paylaşmanın felsefesi

Girl hand touching screen on modern mobile smart phone. Close-up image with shallow depth of field focus on finger.
mm

Girl hand touching screen on modern mobile smart phone. Close-up image with shallow depth of field focus on finger.

21. yy’ın en önemli icatlarından biridir paylaşmak. Sevdiğin kişiye, arkadaşına, eşine, dostuna, kardeşine herkesle ama herkesle bir şeyler paylaşmak istersin. Öyle ki gün içerisinde 24 saat boyunca ne yaptığınızdan tutun da yediniğiniz, içtiğinize kadar… Peki, bize bu kolaylığı sağlayan nedir? Veyahut bizi bu paylaşımları yapmaya iten kuvvet?

Hürriyet’in haberine göre görünür değilsek yoksunuz. Yani biz bir yerlerde bir şeyler paylaşmadıkça aslında yokuz ve hiç olmadık.

Bu bize Descartes’ın “cogito, ergo sum” deyişini hatırlatıyor. Bu noktada “paylaşıyorum, o halde varım” demek düşüyor bize.

Her geçen gün daha iyi paylaşımlar yapalım diye teknoloji yeni cihazlar çıkarma konusunda oldukça yol almaya çalışıyor. Ne de olsa daha iyi bir cihaz çok daha iyi bir paylaşım yapmamızı sağlayacaktır.

Sonuç itibariyle bu da bizi toplumsal olarak etrafımıza gösterecektir.

Peki, paylaşımlarımıza dair geri dönüşlere karşı bakış açımız nedir?

Biliyorsunuz ki sosyal medya üzerinde çektiğimiz şeylerin fotoğraflarını yayınlama fırsatına sahibiz. Bu yayınlarımız doğrultusunda “like” alıyoruz. Böylelikle paylaşımlarımızın geri dönüşü bize bu şekilde sğalanmış oluyor. Pek tabii, ne kadar çok “like” alırsak o kadar mutlu ediyor bizi.

Son zamanlarda bu paylaşımlar bilhassa ev hanımlarının gözdesi olmuş durumda. Zira evde yaptıkları yemeklerin görselini intertene yükleyerek kendisi gibi pek çok kişiyle sohbet etme imkanı buluyor.

Aslında bu tip paylaşımlar bizi yalnız düşümüzden koparıp sanal toplumun bireyi haline getiriyor.

Yazar hakkında

mm

Ebruz Bolcal

Profesyonel Blogger

Yorum yaz