Haber

MHP AKP işbirliği ve destekleri: Madde madde MHP AKP’yi kaç kere kurtardı?

MHP AKP işbirliği ve destekleri - MHP AKP yi kaç kere kurtardı

MHP AKP işbirliği ve MHP’nin AKP’ye destekleri sık sık gündeme geliyor. Peki MHP AKP’yi kaç kere kurtardı? Tarihteki MHP AKP işbirliği durumlarını ve Devlet Bahçeli’nin desteklediği yasaları madde madde ele alacağız.

Etiketler: mhp akp işbirliği, mhp akp destek, mhp akp yi kaç kere kurtardı, mhp akp tartışması, akp mhp isbirligi, akp mhp ittifakı, mhpnin akpye destekleri, mhp akp desteği, akp ve mhp anlaştı mı, bahçeli akp destek, mhpden akpye destek, mhp akp yi kaç kere kurtardı, mhp akp tartışması, mhp nin akp yi desteklediği yasalar, mhpnin akpye destekleri, mhp nin akp destekleri, mhpden akpye destek, mhp akp işbirliği, mhp nin akp ye destekleri, devlet bahçeli

Meclis Başkanı, MHP’nin geçersiz oy kullanarak destek vermesiyle AKP’nin adayı İsmet Yılmaz oldu. Başkanlık seçimlerinin ardından, kamuoyu Devlet Bahçeli’nin talimatıyla MHP’nin geçersiz oy kullanmasına tepki gösterdi. Ancak Bahçeli açısından bu tutum ilk değil.

MHP AKP işbirliği ve destekleri - MHP AKP yi kaç kere kurtardı

Kaynak: 01.07.2015 OdaTV

AKP’nin kazandığı seçimlerden bu yana Cumhuriyet tarihinin en önemli kararları alınırken, Devlet Bahçeli hep dönemin iktidar partisine destek verdi. Öyle ki Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi, Türban kararı, 4+4+4 kararında da Bahçeli’nin desteği öne çıktı.

İşte AKP’nin yetersiz kaldığı her anda destek veren Bahçeli’nin aldırdığı kararlardan bir kesit…

2002: Bülent Ecevit’in başbakanı olduğu 57. hükümeti devirecek olan süreci, MHP lideri Devlet Bahçeli başlattı. Bahçeli, 7 Temmuz 2002’de “11. Kocayayla Türkmen Kurultayı”nda, 3 Kasım 2002 tarihinde erken seçim yapılmasını istedi. Yapılan o seçim, AKP’nin zaferiyle sonuçlandı. Bahçeli liderliğindeki MHP baraj altında kaldı.

2007: AKP, “Anayasa Mahkemesi’nin 367 Kararı” ile krize girerken, Devlet Bahçeli ve MHP’nin desteğiyle kurtarıldı. Seçim kararıyla barajı aşıp Meclis’e giren Devlet Bahçeli, Abdullah Gül’ü Çankaya’ya çıkarma planına destek verdi. O dönemde Gül’ün seçilebilmesi için toplantı yeter sayısı olan 367’nin sağlanması gerekiyordu. Bahçeli Genel Kurul’daki oylamaya katılacaklarını açıklayınca AKP ve MHP’lilerin toplam sayısı 440’ı aştı ve Gül Köşk’e çıktı.

İlgili Makale: AK Parti içindeki muhalifleri anlamanızı sağlayacak 11 not

‘ADİL YARGILAMAYI ETKİLEMEYELİM’

Devlet Bahçeli’nin katkısı 2007 cumhurbaşkanlığı seçimiyle sınırlı kalmadı. Aynı günlerde başlatılan Ergenekon davaları için “adil yargılamayı etkilemeyelim, sonucunu görelim” diyen Bahçeli, kapatma davası konusunda tam tersi bir tutum sergiledi.

2008: Bahçeli, 18 Mart 2008’deki grup konuşmasında, “MHP, başka partilerin siyasetten men edilmesi için sandık dışındaki bir yöntemi asla benimsemeyen, rekabet ve yarışı demokrasinin kuralları içinde yapmayı kabullenmiş bir harekettir” ifadelerini kullandı. Bahçeli’nin formülü, Anayasa’nın 69. Maddesinin değiştirilip, işlenen suçtan partinin değil kişilerin sorumlu tutulmasını öngörüyordu.

TÜRBAN KARARINDA DA BAHÇELİ VAR

Tayyip Erdoğan 15 Ocak 2008’de İspanya’da yaptığı türban çıkışından sonra başlayan üniversitelerde türban serbestisi tartışmalarında da Devlet Bahçeli AKP’ye koşulsuz destek vermişti. Tayyip Erdoğan konuşmasında “Velev ki bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Simgelere bir yasak getirebilir misiniz?” demişti ve hemen ardından üniversitelerde türban yasağının kaldırılması bir kampanya halini almıştı. Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından 1 ay kadar önce, Yusuf Ziya Özcan’ın da YÖK Başkanı olmasıyla pozisyonunu güçlendiren AKP, üniversite operasyonuna türbanı da katarak hız verdi.

Türban operasyonuna MHP’den anında destek geldi. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır desteğin de ötesinde “Üniversite yetmez, türban devlet memurlarına da serbest kılınsın” şeklinde açıklamalar yaptı. Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından 12 gün sonra, Şandır 27 Ocak’ta yaptığı açıklamalarda, yalnızca üniversitelerle yetinmenin “sorunun çözümü” açısından yeterli olmadığını, kamuda hizmet alan-hizmet veren ayrımını da kaldırmak suretiyle türbanın tüm kamu kurumlarında serbest olması için yasal düzenleme yapılması çağrısında bulunmuştu.

Bu şekilde oluşan AKP-MHP’nin türban koalisyonu, “Kimse, kanunda açıkça yazılı olmayan hiçbir sebeple eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” gerekçesi ile üniversitelere türban serbestisi getirmeyi öngören kanunu 10 Şubat’ta meclisten geçirdi.

4+4+4’DE DE DESTEKLEDİ

2012: AKP, 4+4+4 düzenlemesiyle, imam hatiplerin ortaokul kısmını açıp, türbanı ilköğretime sokarken, yine Devlet Bahçeli’nin desteğini aldı. Erdoğan, bugün en önemli siyasi propaganda argümanı olarak kullandığı eğitimde türban serbestisini de MHP’nin desteği ile uygulamaya geçirdi.

2013: Bahçeli anayasa görüşmelerinde de AKP’ye destek verdi. O dönemde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni Anayasa’da uzlaşılan 48 maddenin TBMM’den geçilmesi önerisine MHP’den “Evet” yanıtı geldi. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, yeni anayasa yapımında 48 maddelik uzlaşmayı önemli bulduklarını belirterek, “Bunun kanunlaştırılması için MHP hazırdır” dedi.

2014: Meclis’te görüşülen Suriye-Irak tezkeresi de AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi. 396 oy kullanılan tezkereye, 298 kabul, 98 ret çıktı. Ret oyları CHP ve HDP’den geldi. Tezkere hükümete yurtdışına asker gönderme ve Türkiye’de yabancı asker konuşlandırma izni veriyordu. CHP Milletvekili Faruk Loğoğlu, BM kararı olmaksızın Suriye’de kurulacak güvenli bölgelerin, komşu ülkelere saldırı anlamı taşıyacağını söyledi. “Herhangi bir müdahale, ülkeyi bataklığa sürükler” dedi. HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ise hükümetin IŞİD’le mücadele amacı taşımadığını savundu ve “Tezkere Anayasa’ya aykırı.” diye konuştu.

Odatv.com

İlgili Makale: Ahmet Davutoğlu kimdir? 11 maddede hayatı ve biyografisinden daha fazlası

MHP’nin AKP’yi desteklediği yasalar

MHP AKP işbirliği: O bunu hep yapıyor!

Devlet Bahçeli’den AKP’ye bir destek daha geldi. Bahçeli’nin, “AKP’deki çatlak Türkiye’ye zarar verir” şeklindeki açıklamaları, akıllara cumhurbaşkanlığı seçimlerinden Ergenekon’a, Wikileaks belgelerinden türbana birçok kritik dönemeçte AKP’ye verdiği desteği getiriyor. Bahçeli bunu hep yapıyor…

Hafızalarda ‘şike yasası” olarak yer eden ve Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa’da değişiklik öngören tasarının Abdullah Gül tarafından veto edilmesiyle başlayan ve “AKP’de çatlak mı var?” tartışmalarına neden olan süreç beraberinde Tayyip Erdoğan’ın hastalığı ile ilgili tartışmalar üzerine Devlet Bahçeli, Vatan gazetesinden Deniz Güçer’e verdiği mülakatta “Türkiye’nin bu kadar iç ve dış sorunlarının arttığı bir dönemde, tek başına iktidar olmuş bir partinin kaosa girmesi o partiden ziyade Türkiye’ye zarar verir” şeklinde konuştu.

Bir yandan şike yasası üzerinden “AKP içinde çatlak mı var?”, “AKP-Cemaat ittifakı sona mı eriyor?” sorularının sorulduğu öte yandan Tayyip Erdoğan’ın kamuoyundan ayrıntıları hala gizlenen hastalığı nedeniyle “Tayyip Erdoğan’ın yerine kim geçecek”, “Erdoğan’ın yokluğunda parti mevcut gücünü koruyabilir mi?” sorularının gittikçe yaygınlık kazandığı bir dönemde Devlet Bahçeli’nin, AKP’nin “birliğine” bu denli vurgu yapması, “MHP’den AKP’ye bir destek daha” yorumlarının yapılmasına neden oluyor. Zira Devlet Bahçeli’nin bu desteği ilk değil. MHP lideri, AKP’li yılların birçok kritik dönemecinde AKP’ye açık destek vermişti.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Devlet Bahçeli desteği

Türkiye 2007 yılında iki seçim birden yaşadı. Biri AKP’nin ikinci iktidar dönemini başlatan 22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri bir diğeri ise, 28 Ağustos’ta Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olması ile sonuçlanan TBMM’nin Cumhurbaşkanı seçimiydi. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı’na uzanması sancılı bir sürecin sonucu olmuş, Türkiye bir yandan cumhuriyet mitingleri ile çalkalanırken, diğer yandan devlet içinde Abdullah Gül’ü engelleme girişimleri kendisini göstermişti. Bu girişimlerden en fazla akıllarda kalanı 27 Nisan tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yayınladığı bildiri olurken bir diğeri de TBMM’de cumhurbaşkanlığı seçimleri yeter sayısının 367 olarak açıklanmasıyla başlayan “367 krizi” idi. O dönem 340 milletvekili bulunan AKP için 367 yeter sayısına ulaşmak, bir desteği zorunlu kılıyordu ve o destek MHP’den geldi. TBMM’deki 1. tur seçimlerde Abdullah Gül için 357 kabul oyu çıkmış, ancak 367 yeter sayısına ulaşılamadığı için Anayasa Mahkemesi, CHP’nin başvurusu üzerine 1. tur oylamaları iptal etmişti. 6 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurul’da yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısının bulunamayışı sebebiyle seçim yapılamamıştı. 22 Temmuz Seçimleri’nden AKP’nin 2. kez tek başına iktidar olarak çıkması üzerine devreye giren Devlet Bahçeli, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilebilmesi için AKP’ye el uzatmıştı. Seçimlerden bir kaç gün sonra yaptığı açıklamada Devlet Bahçeli “TBMM, Cumhurbaşkanlığı seçimi gündemiyle toplandığında MHP Meclis’te yerini alacaktır. Eğer konu Anayasa Mahkemesi’nin son kararına göre 367 sayısı açısından değerlendiriliyorsa, MHP cumhurbaşkanlığı seçiminde orada olacaktır. Bizim anlayışımız budur” diyerek, AKP’nin “367 krizi” için ihtiyaç duyduğu desteği vereceğini açıklamış ve Abdullah Gül’e Çankaya yolu bu şekilde açılmıştı.

İlgili Makale: Türk Tipi Başkanlık Sistemi nedir? İşte 11 maddede özellikleri

Türban ve Devlet Bahçeli

Tayyip Erdoğan 15 Ocak 2008’de İspanya’da yaptığı türban çıkışından sonra başlayan üniversitelerde türban serbestisi tartışmalarında da Devlet Bahçeli AKP’ye koşulsuz destek vermişti.

15 Ocak 2008’de Tayyip Erdoğan İspanya’da verdiği bir demeçle, türban yasağının kaldırılması sürecine start vermişti. Tayyip Erdoğan konuşmasında “Velev ki bir siyasi simge olarak taktığını düşünün. Bir siyasi simge olarak takmayı suç kabul edebilir misiniz? Simgelere bir yasak getirebilir misiniz?” şeklinde konuşmuş ve hemen ardından üniversitelerde türban yasağının kaldırılması bir kampanya halini almıştı. Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından 1 ay kadar önce, Yusuf Ziya Özcan’ın da YÖK Başkanı olmasıyla pozisyonunu güçlendiren AKP, üniversite operasyonuna türbanı da katarak hız vermişti.

Türban operasyonuna MHP’den anında destek gelmiş, MHP desteğin de ötesinde “Üniversite yetmez, türban devlet memurlarına da serbest kılınsın” şeklinde açıklamalar yapmıştı. Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarından 12 gün sonra, 27 Ocak’ta yaptığı açıklamalarda, yalnızca üniversitelerle yetinmenin “sorunun çözümü” açısından yeterli olmadığını, kamuda hizmet alan-hizmet veren ayrımını da kaldırmak suretiyle türbanın tüm kamu kurumlarında serbest olması için yasal düzenleme yapılması çağrısında bulunmuştu. Devlet Bahçeli bununla da yetinmeyerek, yargının bu konuda “ayak bağı” olmasını engellemek adına, AKP’ye yargının yetkilerini, yürütme lehine sınırlamak için de yasal düzenleme teklifinde bulunmuştu.

Bu şekilde oluşan AKP-MHP’nin türban koalisyonu, DTP’nin de desteği ile, “Kimse, kanunda açıkça yazılı olmayan hiçbir sebeple eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” gerekçesi ile üniversitelere türban serbestisi getirmeyi öngören kanunu 10 Şubat’ta meclisten geçirdi.

İlgili Makale: Makul şüphe yasası nedir? İşte 11 maddede yeni yasanın özeti

AKP’ye kapatma davası ve Devlet Bahçeli

Bahçeli’nin AKP’ye dönem dönem verdiği desteği meşrulaştırmak için kullandığı gerekçelerde “Son Türk Devleti’nin bekası”, “Bin yıllık devlet geleneğimizin gerekleri”, “Milli çıkarlar” gibi söylemler ilk sırada yer alırken, “demokrasi ve insan hakları savunuculuğu” da Devlet Bahçeli’nin başvurduğu söylemler arasında. Bir yandan, partisine “devlet terbiyesi almış, olgun muhalif” imajını vermeye çalışan Bahçeli, bir yandan da “Biz de demokratız” mesajı vermeyi ihmal etmiyor. Devlet Bahçeli’nin AKP’ye verdiği desteklere “partisinin demokrasiye bağlılığı” gerekçesini getirdiği en bilinen örnekse AKP’ye açılan kapatma davası süreci.

Her zaman olduğu gibi “havayı iyi koklayan” MHP, dava süreci boyunca da bir çok vektöre göre hareket etmekten kaçınmadı. Bir yandan “rejimin hassasiyetlerinin farkındayız” mesajıyla devlet içindeki ulusalcı güçlere “alternatif parti” imajı sunan Devlet Bahçeli öte yandan “partiler kapatılmasın, bin çiçek açsın” tavrıyla AKP’ye de göz kırpmayı ihmal etmemişti. Devlet Bahçeli o dönem yaptığı bir konuşmasında, “İktidar partisinin kapatılması için açılan davanın sonuçları ve yansımalarının, hukuki alanla sınırlı kalmayacağını, bu sürecin çok derin siyasi etkilerinin olacağını” belirterek “dikkat anarşi çıkabilir” minvalinde bir uyarıyla AKP’ye desteğini belli etmişti. Devlet Bahçeli yine bir konuşmasında “Parti kapatmalara karşıyız” demiş, ancak “terör ve şiddet odaklı partiler bunun dışında kalmalı” diye ekleyerek desteğinin sadece AKP için olduğunu, DTP’nin sürecin dışında tutulmasını istediklerini açıklamıştı.

İlgili Makale: Türkiye’de Hukukun Nasıl İşlediğini Gösteren 11 Olay

Wikileaks ve Devlet Bahçeli: MHP AKP işbirliği

Wikileaks belegelerinin yayınlanmaya başlanması ülkemizde de tartışma yaratmıştı. ABD Büyükelçisi’nin başta Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP kurmayları hakkında yaptığı değerlendirmelerden, Tayyip Erdoğan’ın Avrupa bankalarında sahip olduğu hesaplara kadar bir çok belge açıklanmıştı.

Devlet Bahçeli, Wikileaks’in yayınladığı belgelerle ilgili olarak “kol kırılır yen içinde kalır” minvalinde değerlendirmelerde bulunmuş, ” Parti olarak, yabancı bir ülkedeki internet sitesine dayanarak ve sağladığı bilgilere bel bağlayarak, AKP hakkında hüküm vermeyiz ve iç politikamızın malzemesi olarak kullanmayız. AKP ne kadar yanlışa düşse de ve ihanete uzanan hatalar yapsa da bunları biz milletimizden başka kimseyle konuşmayız ve iç politikamıza dışarından müdahalelerin yapılmasına kararlılıkla karşı çıkarız” demişti.

Kaynak: soL – Haber Merkezi

Google’dan bu kelimelerle geldiler: mhp akp işbirliği, mhp akp destek, mhp akp yi kaç kere kurtardı, mhp akp tartışması, akp mhp isbirligi, akp mhp ittifakı, mhpnin akpye destekleri, mhp akp desteği, akp ve mhp anlaştı mı, bahçeli akp destek, mhpden akpye destek, mhp akp yi kaç kere kurtardı, mhp akp tartışması, mhp nin akp yi desteklediği yasalar, mhpnin akpye destekleri, mhp nin akp destekleri, mhpden akpye destek, mhp akp işbirliği, mhp nin akp ye destekleri, devlet bahçeli

Yazar hakkında

mm

Agah Alptekin

Dijital Gazeteci - Blogger

Yorum yaz