Emlak

Maketten ev alırken dikkat edilmesi gerekenler: Maketten konut satışı hakkında bilmeniz gereken 11 nokta

Maketten ev alırken dikkat edilmesi gerekenler Maketten konut satışı hakkında bilmeniz gereken 11 nokta
mm
Yazar 11Not.com

Maketten ev alırken dikkat edilmesi gerekenler: Maketten konut satışı hakkında bilmeniz gereken 11 nokta…

Etiketler: maketten ev, maketten fiyatları, maketten ev modelleri, maketten ev satışı, maketten ev satışı yasaklandı, maketten ev satışı kanunu, maketten konut satışı sözleşmesi, maketten konut satışı yasak, maketten daire satışı, maketten ev alırken dikkat edilmesi gerekenler

İnsanların konut satın alırken evladiyelik yatırım yaptıklarını vurgulayan Emrullah Turanlı, maketten ev alma dönemi biterse, konutlardaki üretim kalitesinin artacağını düşünüyor.

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin her bölgesinde yeni konut projeleri yükselirken pek çok insan ön ödeme yaparak, henüz inşaatı bile başlamamış konutları satın alıyor. Önde gelen inşaat firmalarından Taş Yapı’nın patronu Emrullah Turanlı ise tüketicilere inşaatı tamamlanmış evleri satın almalarını tavsiye ediyor. İnsanların konut almadan önce daireleri incelemelerini söyleyen Turanlı, “Kendileri anlamıyorsa anlayan biriyle baksınlar. Gözü kapalı alanlar sonra şikâyete başlıyor.” diyor.

Maketten ev alırken dikkat edilmesi gerekenler Maketten konut satışı hakkında bilmeniz gereken 11 nokta

-İnşaat sektöründe işler nasıl gidiyor?

İnşaatı diğer sektörlerden ayıramayız. Bizde hızlı gitmesinin sebebi altyapımızın henüz tamamlanmamış olmasıdır. Türkiye’de hem genç nüfus var, konut ihtiyacı çok fazla hem de deprem meselesinden dolayı mevcut konutları yenileme ihtiyacı var. Bu bakımdan sektör gelişmiş ülkelere göre daha hareketli.

-Beklentiniz nedir?

Sektör bundan daha kötü olmaz ama daha iyi de olmaz. Önümüzdeki 5 yıl bu seviyede devam eder. Zaten karpuz satar gibi konut satılması doğru değil.

-Hızlı tüketimi yanlış mı buluyorsunuz?

Ben 35 yıldır bu sektördeyim ve şunu diyorum. İnsanlar topraktan konut satın almasın. Bitmiş evleri alsınlar. Alacakları konutu incelesinler, kendileri anlamıyorsa anlayan birilerine göstersinler. Gözü kapalı aldıkları zaman şikâyetler başlıyor. Kötü yapılan işler sektörün imajını bozuyor. İnsanlar konut alırken kalıcı, evladiyelik bir yatırım yapıyor, onun için bilinçli almalarında yarar var.

-Herkes bitmiş ev almak isterse bu sektörü olumsuz etkilemez mi?

Tam tersine bu durum yalan yanlış konut üretimini engeller. Şikâyetleri bitirir. Şu anda sektörde aracı kurumlar oluşuyor. Bunlar gerçek yatırımcı değil. Bu durum konut enflasyonu oluşturuyor ve ev fiyatları katlanıyor. Eğer tüketici bitmiş konut almak isterse her önüne gelen firma da inşaatçı olamaz. Sektörde işini iyi bilen ve kaliteli konut üreten kurumlar kalır. İnşaatlar yarım kalmaz. Konut maliyetleri de azalacağından fiyatlar düşer ve sektöre güven gelir. Aynı durumu Dubai yaşadı. İnşaat sektörü al-sat mantığı ile yürümez. Krizlerde ülkenin ayakta kalabilmesi için inşaat sektörünün ayakta kalması lazım. Bunun için yatırımcı şirketlere ihtiyaç var.

-Son yıllarda insanlara konuttan ziyade yaşam tarzı pazarlandığını görüyoruz. Sizin buna yaklaşımınız nedir?

Yaşam tarzı dediğiniz aslında insanların temel ihtiyaçları. Spor bir ihtiyaçtır ve zenginlere has değildir. Konut projelerinde aktivite alanı üretmek çok önemlidir. Aslında daha büyük mekânlarda, mahalle tipi projeler üretilip konutlara yakın okullar yapılmalı. Ölçekler daha da büyütülmeli.

-İstanbul gibi bir yerde ölçekleri büyütmek için yeterli arazi var mı?

Herkes bahçeli evi olsun ister ve çok haklı bir istek. Oysa 15 milyonluk İstanbul’da bu çok zor. Dikey binalarda oturmaktan başka çare yok. O zaman en azından sosyal imkânları olan ve konforu artırılmış mekânlarda oturacağız. Mevcut imar yönetmeliği İstanbul’u taşımıyor. Yüzde 10 oturum veren ve irtifakı serbest bırakan bir sistem getirilmeli. Yeni projeler şehir mimarlarının ve şehir planlamacılarının elinden çıkmalı. Yüzde 10 oturum verilir, binalar daha yüksek yapılırsa ve projelerde yüzde 90 boş alan kalırsa altyapı sorunları çözülür, sosyal imkânlar artar ve yeşil alanlar yapılabilir. Şu anda maalesef İstanbul’un akciğerleri tıkalıdır.

-Deprem açısından bu riskli olmaz mı?

Dünyanın hiçbir ülkesinde yüksek bina depreme dayanıksızdır diye bir tartışma yok. Önemli olan inşaatın kaliteli yapılmasıdır. Eskiden bu teknolojiler olmadığı için yüksek bina yapılamıyordu ama artık günümüz teknolojileriyle hem yüksek hem de depreme dayanıklı binalar yapılabiliyor.

-Kentsel dönüşüm meselesine nasıl yaklaşıyorsunuz?

Bu konuda vatandaş yanlış beklentiye sokulmasın. Devlet dayanıksız binayı yıkabilir ama yerine yenisini yapamaz. Vatandaş gidecek bir müteahhit ile anlaşacak ve binasını yaptıracak ya da mülkünü satacak. Medya bunu anlatmalı, özel sektör devreye girmeli. Yoksa kentsel dönüşümü bir yüz yıl daha bekleriz. Vatandaş da fırsatçılık yapmamalı. Felaketten zenginlik çıkarma anlayışı doğru değil. Bir dairesi olan yerine iki tane isterse o iş yürümez. Vatandaş bu işe destek olmalı. Ayrıca yıkmak ayrı, yapmak ayrı. Kentsel dönüşüm yasasına göre bina çürükse artık daire sahiplerinin rızası olmasa bile devlet yıkacak. Bu durumda daire sahipleri yeniden inşaat için ya anlaşır ya da karşı çıkanın hissesini satın alırlar. Bu iş böyle olursa ancak yürür.

http://www.aksiyon.com.tr/zafer-ozcan/insanlar-bitmis-konutlari-alsin_531946

Yazar hakkında

mm

11Not.com

Haberleri daha iyi anlamanın en kolay yolu...

Yorum yaz