Yeniler

Hafıza nedir? 11 maddede hafıza geliştirme ve güçlendirme hakkında her şey

mm
Yazar 11Not.com

Evden çıkarken kapıyı kilitleyip kilitlediğinizi hatırlamıyor musunuz? Ya da nakaratını çok iyi bildiğiniz bir şarkının tüm sözleri aklınızda yok mu? Korkmayın, bunun tek sebebi yaşlanmanız değil. Hafızanızı doğru yönetemediğinizde bu tip şeylerin yaşanması doğal. Peki neden bu duruma düşüyoruz? İşte hatırlamak ve unutmak hakkında 10 şey…

Hatırlamak ve unutmak hakkında 10 şey

1458775414-4153-fft81-mf2468260
03/10/2014 07:00

Haber: Oktay Volkan Alkaya

Beynimizde hatırlamamıza yardımcı olan üç çeşit hafıza mekanizması bulunur: Duyusal hafıza, kısa süreli hafıza ve uzun süreli hafıza. Bu mekanizmalar bizim; neyi, ne zaman ve nasıl hatırlayacağımızı belirler. Unutmak yaşlandığımızda kaçınılmaz hale gelen bir hastalık. Çünkü vücudumuzun en değerli organı olan beynimiz, 20’li yaşlardan sonra hücrelerini kaybetmeye başlıyor. Peki gündelik yaşamda neden çok fazla şeyi unutuyoruz? Beyninizin içinde ufak bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…

1.Duyusal Hafıza

1458775415-7566-fft16-mf2468239

Duyusal hafızamızı, duyu organlarımızla edindiğimiz bilgilerle kendimiz derleriz. Yani bir nevi bireysel bilgi kütüphanemizdir. Bu kütüphanedeki tüm bilgiler duyusal tepkimelerle zihnimizde belirir. Beyinde Amigdala adı verilen bölgede depolanan bu duygusal tecrübeler, karşımıza travmalar da çıkartabilir. Misal, karanlıkta üstümüze gelen korkutucu bir nesne ya da varlıkla karşılaşırsak, her karanlıkla karşılaşmamızda bu korkuyu hatırlarız. Bu tür edinilmiş tecrübeleri unutmak zordur. Bu sebeple duyusal hafıza en karmaşık hatırlama mekanizmasıdır. Bir şarkı dinlediğinizde hüzünleniyorsanız, bir koku duyduğunuzda mutlu hissediyorsanız bunlar hep tecrübelerinize bağlıdır. Duyusal hafıza, çoğunlukla duygusal tepkimelerimizle kodlanır. Bu kodlama karakterimize kadar işler ve kişiliğimize şekil verir. “Süt kokusunu sevmem, mor renkten hoşlanmam” gibi cümleler kuruyorsanız, duyusal hafızanızın etkisi büyüktür.

2. Kısa süreli hafıza

1458775648-5836-fft16-mf2468240

Gündelik hayatımızda bir çok işi beynimiz kaydetmeden gerçekleştiririz. Bir nevi kayıt dışı işlemlerdir bunlar bizim için. Misal evden çıkarken kapıyı kilitlediğimiz anı hatırlamayabiliriz, kilitlediğimizi biliriz ancak asla hatırlamayız. Çünkü bu işi yaparken beynimiz bu anları kaydetmiyordur. Bu kayıt eksikliğinin sebebi, işe verdiğiniz öneme bağlı olarak doğrudan etkilidir. Monotonlaşan işler, beyin tarafından önemsiz olarak algılanmaya başlar ve artık o işi yaparken aslında beyin başka bir şeyi düşünür. Misal arabanızın kapılarını kilitlerken, kilitleme anına değil, nereye gideceğinizi veya havanın nasıl olduğunu düşünürsünüz. Bu durumda kapıyı kilitlediğiniz anı kaydetmezsiniz. Arkanızı dönüp birkaç adım attıktan sonra durursunuz ve düşünürsünüz; “Kapıları kilitledim mi?” Kilitlediğinizi bilirsiniz ancak bu işlemi yapıp yapmadığınızı hatırlayamazsınız. İşte bu kısa süreli hafızanızın size yaşattığı bir zaaftır. Kısa süreli hafızaya alınan bilgiler; görsellerle veya yazı, sayı ile kodlanır ise uzun süreli hafızamızda yer edebilirler. Misal anahtarlarını farklı ve parlak renklerde kullananların kapıları kilitlediklerini daha rahat hatırlayabildikleri görülmüştür. Ya da kapıyı kilitlerken anahtarı kaç defa çevirdiğini içinden sayanların, bu işlemi daha rahat hatırlayabildikleri bilinir.

3. Bilinç dışı seçim

child Head.Children Learn to think

Hafızamızın en büyük kusuru, kendi başına neyi saklayıp neyi saklamaması gerektiğini ayıramamasıdır. Hafızamızın kesinlikle kontrolümüz altında yönlendirilmeye ihtiyacı vardır. Kısa süreli hafızamız, gündelik yaşamda maruz kaldığımız aşırı veri giriş çıkışını kaldıramadığından çok fazla uyaran karşısında bilinçdışı bir tercihe yönelmektedir. Bu da kimi zaman olumlu kimi zaman olumsuz sonuçlar yaratır. Misal, bilinç dışı bir şekilde hafızamızın kaydettiği bir bilgi çok işimize yarayabilir. Bir konu hakkında size yöneltilen soruyu, nereden öğrendiğinizi, duyduğunuzu bilmeden cevaplayabiliyorsanız bu bilinç dışı hafızanızın size sağladığı bir faydadır. Ancak ofiste çalışırken bir anda gelen bir telefonu yanıtladıktan sonra, nerede kaldığınızı hatırlayamıyorsanız bilin ki çalışırken aslında başka bir işle meşguldür ve o ana kadar yaptığınız işlerin çoğunu kayıt altına almamıştır.

4. Ezberlemek mi öğrenmek mi?

1458775415-4021-fft16-mf2468242

Bir çoğumuz özellikle öğrencilik hayatımızda, ezberleme ve öğrenme arasında gidip gelmişizdir. Açıkçası bu noktada en iyi sonucu hangi metodun vereceği göreceli olarak değişebilir. Bir konuyu çok iyi öğrenen biri, ufacık bir bilgiyi ezberleyememişse doğru cevabı üretemez. Yine aynı şekilde kendini çok fazla ezberle donatan biri, eğer ezber dışında bir yapı kurmamışsa bu bilgi parçacıklarından bir sonuç yaratamaz. Misal sözel öğrenciler genelde matematiksel hesaplamaları ezberlemeye yatkınlardır, çünkü konuyu öğrenmek onlar için daha zordur. (SARI) Aynı şekilde sayısal öğrenciler de coğrafya veya tarih derslerindeki rakamsal bilgileri ezberlemeye daha yatkındır. Bir matematik öğrencisi, bir bilgi yarışmasında Mersin ilinin rakımını ya da Preveze Deniz Savaşı’nın tarihini hatırlayabilir ancak Mersin ilinin coğrafi özelliklerini anlatamayabilir. Ya da Preveze Deniz Savaşı’nın sonuçları hakkında bir bilgi çıkartamayabilir. Sözel öğrencisi de Pi sayısını ezbere bilebilir ancak, bir geometri sorusunda bu veriyi konuyu öğrenmemiş olduğu için kullanamayabilir. Beynimiz hem ezber, hem de öğrenmek için ideal bir yapıya sahip. Ancak aynı anda birbirinden çok farklı konuları kavrayabilmek gerçekten özel bir yetenek.

5. Uzun süreli hafıza

1458775419-6150-fft16-mf2468243

Ezberleme ve öğrenme metotlarının temel amacı, uzun süreli hafızaya kodlamalar yapmaktır. Uzun süreli hafıza, kuru kuruya bilgi yüklemesiyle tetiklenmez. Uzun süreli hafızanın önemli bir bölümü kalıtımsaldır. İnsan beynini bir bilgisayar olarak düşünürseniz ana sürücü yüklemeleri olarak tabir edebileceğimiz bazı bilgiler uzun süreli hafızamızın yapı taşları olarak beynimize işlenir. Hangi dili konuştuğumuz, nasıl yürüdüğümüz, etrafımızdaki insanların yüzleri, yüzme bilgisi, kullandığımız matematik dili, kullandığımız alfabe, renkler… Bunlar uzun süreli hafızamızın en temel öğeleridir. Bunların üstüne bir çok bilgi inşa edebiliyor beynimiz. Mesela; adresler, telefon numaralarımız, derslerde öğrendiklerimiz, izlediğimiz filmlerin görüntüleri, dinlediğimiz şarkılar, okuduğumuz kitaplar… Tüm bu bilgiler bizim uzun süreli hafızamızda yer alır, bu bilgileri hatırladığımız sürece de kalıcı olurlar. Misal bir şarkıyı çok sık söylerseniz asla unutmazsınız. Ancak bir dönem uzun süreli hafızanızda yer alan bir şarkıyı artık dinlemez ve söylemezseniz kısım kısım unutmaya başlarsınız. Bazı şarkıların sadece nakaratlarının aklınızda kalmasının sebebi budur. Protein sentezi olmaksızın başarılı olamayan uzun süreli hafızaya bilgi kaydetme işlemi, bu sebeple yaşlılarda iyi sonuçlar vermez. Bu sebeple çocuk ve genç yaşta edindiğimiz bilgiler daha kalıcı olur.

6. Ağaç yaşken eğilir

1458775424-8465-fft16-mf2468244
İnsan beyninde hücrelerin ölümü 20’li yaşlardan sonra başlar bu sebeple bu yaştan önce öğrenebildiğimiz kadar çok şey öğrenmekte fayda var. Çocukluk yaşlarında çok farklı konularda kendisini bilgilerle donatan kişilerin, gelecekte bellek hafıza alanları daha geniş olur bu çok büyük bir avantajdır. Çünkü belli bir yaştan sonra belleğimiz öğrendiği yeni bilgileri eskilerini silerek kaydedebilir. Bu sebeple beynimize ne kadar çok bilgi yüklersek, ilerki yaşlarda feda edebileceğimiz o kadar fazla alanımız olur.

7. Kodlamanın önemi

1458775425-2591-fft16-mf2468245

Belleğe her ne bilgi giriyorsa, belli bir anlamlandırma içerisinde beynimize kayıt edilir. Bu sebeple bir şeyleri öğrenirken kuru bilgi yüklemesinin uzun vadede bir getirisi yoktur. Öğrendiğiniz şeyi, gözlemleme, tecrübe ve duygusallaştırmayla beyninize işlemeniz en sağlıklısıdır. Bu sebeple belgesel izlerken öğrendiğiniz bilgiler sizin için daha kalıcı olabilir ve bu yüzden bir çok kişi belgesel izlemekten hoşlanır. Belgesel önemli bir beyin pratiğidir çünkü hem duyarak hem de izleyerek öğrenir ve kaydedersiniz. Belki bir çitanın saatte ne kadar hızla koştuğunu hatırlayamazsınız ancak, çitaların sadece belirli bir süre bu hızda koşabildiklerini asla unutmazsınız çünkü belgesel size bunu gösteren bilgiler sunar.

8. Depolama ve hatırlama

1458775427-9431-fft16-mf2468246

Bir bilgiyi beyninizde sonradan faydalanabilir bir veriye dönüştürmeniz depolamadır. Sonradan kullanmayacağınız bir bilgiyi öğrenmeniz halinde beyniniz zaten bu bilgileri silecektir. Bir çoğumuz “İş hayatında okulda öğrendiğim bilgileri kullanmıyorum” cümlesini kurarız. Bu aslında olumsuz bir depolama işlemi. Bir noktada beynimizi boş yere çalıştırmış oluyoruz ve öğrenmemiz gereken daha özel ve hayati bilgilerin alanını daraltıyoruz. Sonradan hatırlamak zorunda olmadığımız şeyleri öğrenmeye çalışmaktansa, bilgiyi doğru bir şekilde yönetmek önemlidir.

9. Anılar

1458775429-6837-fft16-mf2468247

Anılar hayatımızın önemli parçaları ve belki de kişiliğimize yön veren tecrübelerimizdir. Bir bilgi içermesine gerek kalmaz. Arkadaşınızla başınızdan geçen komik bir durum da pekala beyniniz için kayıt edilmeye değer olabilir. Bu durumlarda anılarımızı sürekli hatırlamak, anlatmak ve yazmak bize o anları unutulmaz hale getirir. Fakat başınızdan geçen bir şeyi hatırlayamıyorsanız bilin ki, zamanında o olayı hiç önemsememişsinizdir. Sıklıkla karşılaşılan bir durum; “Hatırlamıyor musun? O gün yere düşmüştün!” gibi bir cümleye “Hayır” diyorsanız bilin ki o an sizin için önemsizdir. Fakat bunu tetikleyen başka bir faktör de olabilir. Motivasyonlu unutma olarak tanımlanan hafıza yönetim mekanizması bizim elimizde olan bir enstruman ve onu istediğimiz zaman kullanabiliyoruz. Hoş olmayan anılarımızı silmemizi sağlayan bu mekanizmayla yaşadığınız olayları gerçekten unutabilirsiniz.

10. Bir test

1458775431-8050-fft16-mf2468248

Bu yazımızda kelimeler arasında okuyanlar için parantez içerisinde bir renk adını geçirdik. Eğer bu rengin adını şu an hatırlayamıyorsanız, bilin ki kısa süreli hafızanız o bilgiyi çoktan silmiş durumda. Yazıya geri dönüp gördüğünüzde hatırlama yaparsanız ise, bir daha size bu sorulduğunda asla unutmazsınız ve direkt cevap verebilirsiniz. İşin ilginci şu; eğer biz o rengin adını söz konusu renkte boyayarak yazmış olsaydık, bilinç dışı hafızanız size bu bilgiyi getirmiş olacaktı. Radikal – http://www.radikal.com.tr/radikalist/hatirlamak-ve-unutmak-hakkinda-10-sey-1216603/

Yazar hakkında

mm

11Not.com

Haberleri daha iyi anlamanın en kolay yolu...

Yorum yaz