Haber

Erdoğan’ın mahkeme kararlarını yok sayan 3 sözü

erdoganin-mahkeme-kararlarini-yok-sayan-sozleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mahkeme kararlarını yok sayan sözlerine her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Sizler için en önemlilerini derleyelim istedik… Yorum bölümünden eksik kalanları ekleyebilirsiniz…

İşte Erdoğan’ın yasaları yok sayan sözleri

Türkiye’de sistem fiilen değişti

14 Ağustos 2015

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, anayasa ve başkanlık sistemi tartışmalarını değerlendirirken, ”Türkiye’nin yönetim sistemi bu anlamda değişilmiştir. Şimdi yapılması gereken, bu fiili durumun Anayasal olarak kesinleştirilmesidir’ dedi. (Kaynak: BBC Türkçe)

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir. Fiili gücüm var” açıklaması hafta sonu olmasına rağmen siyasi gündemi sarstı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın sözlerini, ‘darbe’ olarak değerlendirdi ve ekledi: “Evren’in darbe sürecinin aynısı. Artık yasa, Anayasa dinlemem, diyor. Çok tehlikeli bir süreç.” (Hürriyet)

erdoganin-mahkeme-kararlarini-yok-sayan-sozleri

Erdoğan’dan AYM’ye yepki:

Kararı tanımıyorum, saygı duymuyorum

Şubat 2016
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili verdiği karar için “Sessiz kalırım ama kararı tanımıyorum, saygı da duymuyorum” dedi.

Twitter Kararı: Anayasa Mahkemesi kararına saygı duymuyorum

4 Nisan 2014

Başbakan Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin Twitter’ın açılması yönündeki kararına saygı duymadığını ve kararı ‘milli‘ bulmadığını söyledi.

Erdoğan Bakü ziyareti öncesinde havaalanında yaptığı konuşmada, “Karara uymak zorundayız ama saygı duymak zorunda değiliz. Şu anda alınmış olan bu karar, birincil mahkemelere müracaat edilmeden, hukuk yolları tüketilmeden AYM’ye götürmüştür. AYM’nin bunu reddetmesi gerekirdi” dedi.

Twitter’ın açılması için “Biz sadece yasaya uyuyoruz, burada hukuk yok” diyen Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin ‘ticari bir Amerikan şirketi olan Twitter’ı ‘korumasını’ anlamadığını söyledi. Erdoğan, “İkincisi, özgürlükler yaklaşımını doğru bulmuyorum. Zira bu ticari şirkettir. Sadece Twitter değil, YouTube da, Facebook da ticari şirkettir. Bunun ürününü alıp almamak herkesin tasarrufundadır. Bunun özgürlükle alakası yok. Özgürlük noktasında temel haklar noktasında AYM’de bunca bekleyen dosyalar varken, iki gün önce AYM’nin direkt kendilerine başvurmak suretiyle böyle bir karar almasını ben doğrusu milli bulmuyorum. Bunun yanında ABD’li şirketin savunması yapılırken, bizim milli ahlaki her türlü değerlerimiz bir kenara konuluyor” diye konuştu. (Kaynak: Diken.com.tr)

Erdoğan’ın sözlerine 4 tepki:

Anayasa hukukçuları: Halk seçse de sistem değişmez

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiştir” açıklaması, siyasetçilerin yanı sıra anayasa hukukçuları arasında da tartışma yarattı. Geçmişte AK Parti’nin yeni anayasa çalışmalarına katkı veren isimlerin de aralarında bulunduğu hukukçular Erdoğan’ın “sistem değişti” değerlendirmesine, “Anayasa şahsi temennilere göre değişmez, sadece seçim sistemi değişikliği yetkilerini arttırmaz, fiili güçten bahsetmesi hukuk dışında da arayışı olabileceğini gösteriyor” tepkisi geldi. Hukukçuların değerlendirmeleri şöyle:

Hukuk dışı arayışı olabilir
Prof. Dr. Erdoğan Teziç: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasında yetki ve fiili güç diye iki ayrı kavram geçiyor. Yetki dendiğinde ‘hukukla verilmiş imkânı’ anlarız. Ancak anayasal bir kurumun başında olan zatın fiili güçten bahsetmesi, onun hukuku ihlal edebileceğini, hukuk dışında da arayışı olabileceğini gösteriyor. Çünkü fiili durum, hukuk dışı bir duruma işaret edebilir.
O zaman da anayasa ihlali çıkar. Anayasa ihlali de bizim ceza yasalarımıza göre suçtur. Yani yeniden anayasa yapılırken ‘fiilen kullandığım gücü anayasaya uydurun’ da demiş oluyor.

Melez yapı belirginleşti
Prof. Dr. Serap Yazıcı:
1982 anayasası, yürürlüğe girdiği ilk günden itibaren, geniş yetkileri haiz bir cumhurbaşkanlığına yer vermiştir. Öte yandan anayasa, parlamentarizmin tüm unsurlarını da içermektedir. Bu nedenle anayasanın, parlamentarizmle yarı başkanlık arasında melez bir model benimsediği söylenebilir. 2007 anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanını seçme yetkisinin halka tanınması, 10 Ağustos 2014’te cumhurbaşkanının ilk kez halk tarafından seçilmesi, anayasanın melez hükümet yapısını daha da belirginleştirmiştir. Böyle olmakla birlikte bu modeli, yarı başkanlık olarak tanımlama olanağı mevcut değildir.

Kim seçerse seçsin
Mustafa Bumin (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı):
Böyle bir şey mümkün değil. Bu kamuoyunu ikna etmeye yönelik bir ifade. Cumhurbaşkanının parlamento tarafından seçilmesiyle halk tarafından seçilmesi arasında ne fark var? Halk tarafından seçiminden önce ya da sonra Anayasa’nın, cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini gösteren diğer maddelerinde bu yetkileri arttıran ya da eksilten bir değişiklik yapıldı mı? Hayır. Cumhurbaşkanı’nı kim seçerse seçsin, yetkilerini gösteren maddelerde bir değişiklik yoksa sadece seçim sisteminin değişmesi yetkilerini genişletmez, arttırmaz.

Hukuken temelsiz açıklama
Prof. Dr. Ergun Özbudun:
Anayasa şahsi temennilere göre değişmez. 2007 yılında Anayasa’ya cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi eklendi, ancak cumhurbaşkanının yetkilerinde en ufak bir değişiklik olmadı. Bu nedenle yeni bir yönetim sistemine geçildiği iddiasının anayasal dayanağı yok. Bir de açıklamalara bakıldığında enteresan bir cümle var. Fiilen durumun Anayasa’ya uymadığını söylüyor. Demek ki şu anda fiili durumda anayasaya uygun olmayan durumlar olduğunun farkında. Bu da anayasal olarak kabul edilebilecek bir durum değil. Hukuken temelsiz bir açıklama. (Turan YILMAZ-Hacer BOYACIOĞLU/ANKARA, Hürriyet)

Yazar hakkında

mm

Agah Alptekin

Dijital Gazeteci - Blogger

Yorum yaz