Haber

Komedyen Jan Böhmermann yargılanır mı? İşte 11 maddede Almanya’da süreç nasıl işleyecek?

Av. Ansgar Koreng
mm
Yazar 11Not.com

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sert eleştiri ve hicivleriyle son günlerin tartışması haline gelen Böhmermann’la ilgili Alman hükümeti de eleştirilerin odağına oturdu. Peki süreç ne olacak: Alman Deutch Welle tüm detayları ele alan bir yazı yayınladı…

Böhmermann yargılanır mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilişkin şiiri nedeniyle komedyen Böhmermann hakkında adlî kovuşturma açılması konusunda kararı Alman hükümeti verecek. Avukat Ansgar Koreng, konunun hukuki boyutunu DW Türkçe’ye değerlendirdi.

Av. Ansgar Koreng

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilişkin satirik şiiri nedeniyle, Türkiye’nin Alman komedyen Jan Böhmermann’ın yargılanmasını talep etmesi Berlin’de tartışmaları alevlendirdi. Alman hükümeti, bu talebi titizlikle incelenerek, önümüzdeki günlerde karar verileceğini duyurdu. Ancak koalisyon ortaklarından Sosyal Demokrat Parti ile muhalefetteki Yeşiller ve Sol Parti’den politikacılar, Ankara’nın talebine karşı çıkarak, Böhmermann’ın şiirinin sanat ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşünü savunuyorlar. Başbakan Angela Merkel’in lideri olduğu Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinden politikacılar ise yabancı devlet adamlarına yönelik hakaretin Almanya’da suç sayıldığına vurgu yaparak, Alman hükümetinin Türkiye’nin talebini incelemesini haklı buluyor.

Karşılaşılmayan bir durum

Türkiye’nin komedyen Jan Böhmermann’ın yargılanmasını talep etmesi, Almanya’da daha önce karşılaşıldığı hatırlanmayan bir durum. Alman televizyonlarındaki siyasi komedi programlarında, bazen diğer ülkelerin liderleri de hicvediliyor. Ancak son yıllarda başka bir ülke liderinin Almanya’ya bu konuda şikayette bulunduğu bilinmiyor. Alman Dışişleri Bakanlığı’ndan alınan bilgiye göre, geçmişte böyle bir durumla karşılaşılıp karşılaşılmadığı araştırılıyor.

Av. Ansgar KorengAv. Ansgar Koreng

Konuyu DW Türkçe’ye değerlendiren avukat Dr. Ansgar Koreng, Ankara’nın Böhmermann hakkında dava açılması isteğinin “meşru” olduğunu söyledi. Zira Türkiye Alman Ceza Yasası’nın 103 ve 104a numaralı maddelerine dayanarak Böhmermann’ın yargılanmasını talep ediyor. Yasanın 103’üncü maddesinde, yabancı devlet adamlarına hakaret eden kişilerin üç yıla kadar hapis veya para cezasına çarptırılması öngörülüyor.

Medya hukuku konusunda uzman avukat Koreng, yabancı bir devlet adamına hakaret suçundan biri hakkında dava açılabilmesi için öncelikle o ülkenin hükümetinin, bu durumda Türk hükümetinin söz konusu kişinin cezalandırılmasını istemesi gerektiğini vurguladı. Koreng, yasanın 104’üncü maddesinin a fıkrasına göre, ayrıca Alman hükümetinin de adlî kovuşturma başlatılmasına onay vermesi gerektiğini hatırlattı. Koreng, bu durumda Almanya’daki Türklerin suç duyurusunda bulunmasının bir işe yaramayacağını ifade etti. Söz konusu şiirin Alman kamu televizyon kanalı ZDF’de 31 Mart akşamı yayınlanmasının ardından 20 kişinin Böhmermann hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine Mainz Savcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Ancak Koreng, Böhmermann hakkında adlî kovuşturma başlatılmasına ilişkin kararın Alman hükümeti tarafından verileceğini vurguladı.

Alman hükümetinin kararı

Alman hükümetinin Türkiye’nin talebine ilişkin kararı önümüzdeki günlerde vermesi bekleniyor. Medya hukuku uzmanı Koreng, bu kararın Alman hükümeti için zor bir durum yaratacağı görüşünde. Alman hükümetinin mülteci krizi nedeniyle Türkiye ile ilişkilerini iyi tutmak istediğini hatırlatan Koreng, bir yandan da Almanya’da Almanya’da hükümetin basın, sanat ve ifade özgürlüğüne karışmasının son derece hassas bir mesele olduğunu ifade etti. “Ancak hükümet nasıl karar verirse versin, kaybeden tarafta yer alacak” diyen Koreng, eğer hükümet Böhmermann hakkında adlî kovuşturma başlatılmasına karar verirse, ülke içinde eleştirileceğini, eğer aksi yönde karar verirse de ortağı Türkiye ile ilişkileri zedelemiş olacağını belirtti.

Ancak Koreng, Böhmermann’ın hakim karşısına çıkarılmasına bağımsız bir mahkemenin karar vereceğini vurguladı. Bu çerçevede,Türkiye açısından durumu değerlendiren Koreng, mahkemenin bunun bir suç olmadığına karar verebileceğini, bu durumda “ceza talep eden tarafın öncekinden daha zor bir durumda kalabileceğini” söyledi.

Suç mu, değil mi?

Bu tartışmalarda akla gelen sorulardan biri Jan Böhmermann’ın ZDF’de yayınlanan Neo Magazin Royale adlı programda okuduğu “aşağılayıcı kritik” olarak nitelendirdiği şiir, bir hakaret mi, yoksa yergi içeren mizah mı? Bu soruyu hukukî açıdan yanıtlayan Koreng, “yerginin sınırlarının aşılmadığı ve Böhmermann’ın eyleminin suç sayılmayacağı” görüşünü savundu. Koreng, Böhmermann’ın şiirinin hakaret ve dolayısıyla suç sayılabilecek sözler içerdiğini ancak hicivde şekle değil şiirin verdiği mesaja bakılması gerektiğini ifade etti. Koreng, Böhmermann’ın bu şiirle “Alman medyasına bir mesaj vererek, bu tartışmaları başlatan extra 3’da yayınlanan şarkının son derece zararsız olduğunu göstermek istediğini” söyledi.

© Deutsche Welle Türkçe

Jülide Danışman

Böhmermann krizine Türk mizahçılar ne diyor?

Böhmermann krizine Türk mizahçılar nasıl yaklaşıyor? Ödüllü karikatürist M.K. Perker ve Leman Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün, DW Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

Alman komedyen Jan Böhmermann ZDF kanalında sunduğu “Neo Magazine Royal” adlı mizah programında okuduğu Erdoğan şiiri nedeniyle yargılanma tehlikesi ile karşı karşıya. Programda, “Sövgü” (Schmaehkritik) adlı bir şiir okuyan Böhmermann hakkında ‘yabancı devlet adamlarına hakaret’ iddiasıyla soruşturma başlatılırken, mahkeme önüne çıkıp çıkmayacağı konusunda son sözü ise Alman hükümeti söyleyecek. Peki, Türk mizahçılar gelişmeleri nasıl değerlendiriyor? Uluslararası arenada ün yapmış ödüllü karikatürist M.K. Perker ve Leman Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün DW Türkçe’nin sorularını yanıtladı:

DW Türkçe: Alman komedyen Jan Böhmermann, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında okuduğu şiirde ‘hakaret sayılabilecek ifadeler’ olduğu suçlamasıyla mahkeme önüne çıkabilir. Almanya’daki bu gelişme Türkiye’den nasıl görünüyor?

M.K. Perker

M.K.Perker: Türkiye’de de benzeri durumlar çok sık yaşanıyor, bizim başımıza da çok komik olaylar geldi. Bunu da çok komik bir hadise olarak görüyorum. Mesela 2011 yılında bir mizah dergisi çıkartmıştım, aylık bir mizah dergisi. İsmi Harakiri idi, ünlü Fransız Harakiri dergisine selam çakma niyetiyle ismini Harakiri koymuştuk. De Gaulle ilgili yaptıkları bir kapak yüzünden kapatılmak zorunda kalmıştı Harakiri dergisi, benzer bir kader bizim de başımıza geldi. Derginin içindeki bazı hikâyelerden dolayı para cezasına çarptırıldık, bize gönderilen tebligatnamede şöyle diyordu: Türk halkını tembelliğe ve meceraperestliğe teşvik etmek. Bunu da komik bulmuştuk. Netice olarak da dergi kapanmak zorunda kaldı. Bir komiklik bir başka komikliğin doğmasına vesile oluyor Türkiye’de. Almanya’da yaşanan hadisede de konu zaten çok komik, gösterilen reaksiyonlar daha da komik. İlerledikçe göreceksiniz, daha da komik olacak.

Tuncay Akgün: Bir taraftan gerçekten şok edici, ama biz burada şok edici şeylere çok alıştık. Başka bir ülkede yapılan mizaha da buradan müdahale edilmesi ve bunun diplomatik bir krize dönüşmesi başlı başına mizahın kendisi. Buradaki baskının Almanya’ya sirayet eden bir baskıya dönüşmesi inanılmaz bir şey. Ama bu baskının bir şekilde sonuç verdiğini de görüyoruz. Benim izlediğin kadarıyla Almanya’da da şiiri yazan, programı yapan insanlara da dava açılıyor, internetten silindiğini okuduk. Sanırım Böhmermann bunu bilinçli olarak yaptı, daha önceki vakadaki alınganlığı (Extra3) bilinçli olarak provake etti, ters bir ironi yaptı gibi anlıyorum.

Tuncay Akgün

DW Türkçe: Böhmermann’ın programında okuduğu şiir Alman kamuoyunda da içinde ‘ağır, müstehcen‘ ifadeler olduğu gerekçesiyle eleştiri aldı. Hiciv ile hakaret arasında sınır var mıdır, bu sınır nerede başlar?

M.K.Perker: Vardır, altyapısında herhangi bir kreatif fikir yoksa, bir gönderme yoksa, espri yoksa, yaratıcılık yoksa, birisi birisine küfrediyorsa eğer bu hakarettir tabii ki. Ama normal herhangi bir insana yapılan eleştiriyle, bir siyasi görüşü temsil eden birisine yapılan herhangi bir eleştiri arasında da bir fark vardır. Bir kişiyi eleştirebilirsiniz ama bir politikacıyı eleştirmek daha kolay olmalıdır. Çünkü burada şahsi bir durum yoktur. Göreve gelmiş birisine, makama politik eleştiridir bu aslında. O makamdaki kişi de o makamı bir şekilde kullanıyordur, eğer çok eleştiriliyorsa kötü kullanıyordur. Dolayısıyla eleştirilmesi çok normaldir.

Tuncay Akgün: Tabii ki bu sorgulanabilir, özellikle son yıllarda Charlie Hebdo nedeniyle çok tartışıyor bu konu. Ama mizah olarak baktığınızda, Batı’nın kendi hiciv standartlarında hem de genel olarak dünyadaki bir mizahtan bahsedeceksek bunun sınırlarında bence çok da fazla sorun yoktur. Politikacılar çok alıngan ve çok inciniyorlar. Bu aslında yapılan şeyin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor, mizah aslında artık dünyadaki politikaları, insanları çok daha fazla etkiliyor. Hiciv sanatının içince cinsellik içeren unsurlar var, o yüzden sınırlar konusundaki esnekliğin yapanlar açısından çok da sorun olduğunu düşünmüyorum.

DW Türkçe: Alman hükümeti onay verirse Böhmermann hakkında dava açılabilecek. Sizce bu noktada hükümetin tutumu nasıl olmalı?

M.K.Perker: Umarım göçmen politikalarında aldıkları gibi kötü kararlar almazlar.

Tuncay Akgün: Bu hem sembolik olarak çok önemli hem de bundan sonrası için ciddi bir gösterge olacak diye düşünüyorum. Bir taraftan Alman politikacılar ve Merkel’le ilgili de çok sert şeyler yapıldığını da biliyorum, bir taraftan da eleştiriden kaçınmak isteyen politikacılar işine gelen bir şey. Dolayısıyla bence Alman hükümeti açısından bir sınav olacak, yani bu yargılama gerçekleşirse özgürlüklerin ve demokrasinin sınırlarıyla ilgili çok önemli bir gösterge olacak diye düşünüyorum.

©Deutsche Welle Türkçe

Söyleşi: Başak Özay

Yazar hakkında

mm

11Not.com

Haberleri daha iyi anlamanın en kolay yolu...

Yorum yaz