Haber

AB ile göçmen anlaşması: Geri kabul anlaşmasında eksiklikler ve belirsizlikler

ab-ile-gocmen-anlasmasi-geri-kabul-anlasmasinda-eksiklikler-ve-belirsizlikler

AB ile göçmen anlaşması: 3 gün kala geri kabul anlaşmasında ne aşamadayız? Al Jazeera’dan Ece Göksedef bu konuyu detaylıca ele alan bir çalışmaya imza attı. İşte o sorunlar…

3 gün kala göçmen belirsizliği – 1 Nisan 2016

Avrupa Birliği ile varılan anlaşma gereği, Türkiye üzerinden Yunan Adaları’na giden göçmenler, 4 Nisan’da Türkiye’ye geri gönderilmeye başlayacak. Ancak Türkiye’de hazırlıklar henüz tamamlanmadı. Üç gün sonra Türkiye’ye dönecek olan farklı ülkelerden yüzlerce göçmeni neler bekliyor?

18 Mart’ta Brüksel’de varılan anlaşmaya göre, 20 Mart ve sonrasında Türkiye üzerinden beş Yunan adasına (Midilli, Sakız, Sisam, İstanköy ve İleryoz) geçmiş olan düzensiz göçmenlerden iltica başvurusu yapmayanlar ya da başvurusu kabul edilmeyenler, deniz yoluyla Türkiye’ye geri gönderilecek. Ancak hem Yunanistan hem Türkiye tarafında, geri gönderilme süreçleriyle ilgili hazırlıklar tamamlanmadı.

Gönderilen her bir Suriyeli için, Türkiye’de bulunan ve iltica başvurusu yapmış olan bir Suriyeli, Avrupa Birliği ülkelerinden birine yasal yollarla gönderilecek. Türkiye’ye geri gönderilen Suriyeliler akrabalarının yanına ya da talep etmeleri halinde kapasitesi mevcut olan kamplara gönderilecek. Al Jazeera’ye konuşan AFAD yetkilileri ve hükümete yakın kaynaklar, kamplarda yeterli yer olduğu için, Suriyelilere yeni bir kamp yapılmasının söz konusu olmadığı bilgisini verdi.

Suriyeli olmayan göçmenler ise geri kabul merkezlerinde kayıtları alındıktan sonra ülkelerine gönderilecek ya da geçici koruma altına alınacak. Ancak bu süreçlerde hâlâ belirsizlik söz konusu. Geri dönüşlerin başlamasına üç gün kala hazırlıklar bitmedi.

10 Maddede Mülteci Anlaşması: Geri Kabul Anlaşması Nedir, Ne Değildir?

Göçmenlerin gönderileceği Dikili’de geri kabul merkezi yok

Türkiye’de, gönderilen göçmenlerin ilk işlemlerinin yapıldığı yer olan geri kabul merkezleri bulunmuyor. Bugüne kadar bazı ülkelerle yapılan ikili geri kabul anlaşmaları için, göçmenlerin geri gönderildiği hava ve deniz limanlarındaki bürolar kullanılıyordu.

Yunanistan ile Türkiye’nin 2001 yılında imzaladığı ikili geri kabul anlaşması gereği, Türkiye bugüne kadar yaklaşık 300 göçmeni Yunanistan’dan aldı. Bugüne dek bu göçmenler için Dikili Limanı kullanıldı. Ayrı bir merkez açılmadı.

Beş Yunan adasından göçmenleri getirecek olan teknelerin de, uluslararası bir limana yanaşması gerekiyor. Bu adalara en yakın limanlardan biri Dikili Limanı. Limanda hâli hazırda işleyen bir geri kabul süreci olduğu için, 4 Nisan’dan itibaren göçmenler buraya getirilecek.

Ancak Dikili’de, yeni uygulama için yeterli kapasiteye sahip bir geri kabul merkezi henüz yapılmadı. Al Jazeera’ye konuşan yetkililer, Dikili’ye yapılması planlanan merkezin “yeri, kapasitesiyle ilgili henüz net bir şey söylemenin mümkün olmadığını” belirtiyor. Dikili’nin yeterli olmaması durumunda Çeşme Limanı’nın da bu işlemler için kullanılabileceğini söylüyor.

20 Mart’tan itibaren bugüne kadar beş adaya geçiş yapan yasa dışı göçmenlerin sayısı 3 bine yakın. Ancak süreç devam edecek. Diplomatik kaynaklar, ilk aşamada bu sayının geri kabul edileceğini söylüyor. Geçişler sürdükçe geri alınacak göçmen sayısı da artacak ancak aynı kaynaklar, bu sayının orta vadede 25 bini geçmeyeceğini öngörüyor.

Göç İdaresi’nden ve Yunanistan’dan birer heyet, 18 Mart’ta mutabakata varılmasının ardından Dikili’ye giderek incelemelere başladı. Yetkililerin Al Jazeera’ye verdiği bilgiye göre, ilk gün gönderilecek olan göçmen sayısıyla ilgili net bir şey söylemek mümkün değil ancak beklenti birkaç yüz kişiyi aşmaması yönünde. Türkiye’nin hazırlıkları kapsamında kapasiteye göre Yunanistan ile anlaşılarak sayı belirlenecek. İlk aşamada çok sayıda göçmenin gönderilmesi durumunda, Dikili’de geri kabul merkezi için kapasite geliştirme çalışması başlayacak.

11 soruda AB vize muafiyeti: Vize kalkacak mı? Ne zaman kalkacak? Şartlar neler?

Kapasite artırımı gerekmesi halinde geçici çalışma merkezi, sahra çadırı, afet merkezi ve prefabrik bina kurulması için Dikili’de şimdiye kadar sadece üç alan belirlendi.

Dikili Belediye Başkanı Mustafa Tosun da hazırlıkların yeterli olmadığıyla ilgili kaygılarını yetkililere ilettiğini söyledi. “Endişemiz sadece Dikili değil tüm bölge için, çünkü burada kalmaları halinde sağlık, eğitim gibi altyapılar hazır değil” dedi.

AB ile göçmen anlaşması: Geri kabul anlaşmasında eksiklikler ve belirsizlikler

Savaş öncesi ve savaş sonrası Suriye: 11 çarpıcı fotoğraf

Suriyeli olmayanlar nereye gönderilecek?

Türkiye’ye bugüne kadar yasa dışı yollarla geçen Suriyeliler dışındaki düzensiz göçmenler, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile ortak olarak kayıtları alındıktan sonra, suç işlememiş olmaları halinde 62 uydu kentten birine gönderiliyordu. Altı aylık geçici oturum izinleri, ülkelerinde tehdit altında olanlar ve üçüncü bir ülkeden iltica hakkı kazanmayanlar için yenileniyordu. Türkiye, doğusundaki ülkelerden gelenlere mülteci statüsü vermiyor. Ancak BM verilerine göre 1 Mart itibariyle bu şekilde uluslararası geçici koruma altında beş yılı aşkın süredir Türkiye’de ikâmet eden 258 bin 405 sığınmacı var. Bunların çoğu Irak, Afganistan, İran ve Somali’den yasa dışı yollarla Türkiye’ye gelenler.

Bu sayı, Yunanistan’dan geri dönüşlerin başlamasıyla artacak. Daha önce Türkiye’de kayıt altına alınmış olan göçmenler, ilk kayıt sırasında belirlenmiş olan uydu kentlere geri gönderilecek. Diğerleri için yeni kayıt alınacak.

İşte bu yeni kayıt alma ve kontrol sürecinde, düzensiz göçmenlerin prosedür gereği geri gönderme merkezlerine alınması gerekiyor. Yunan adalarından gelecek olanlara uygulanacak prosedürle ilgili ise çalışmalar henüz devam ediyor.

Bu merkezler, göçmenlerin kaydı yapılıp sığınma isteği incelenene kadar kaldığı yerler. Talepleri kabul edilirse uydu kentlere, edilmezse ülkelerine, suç işlemişlerse savcılık kararıyla cezaevlerine gönderiliyorlar. Uluslararası kurallar gereği hiçbir göçmen, 30 günden fazla bu merkezlerde kalamıyor.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye’de 2980 kapasiteli 15 adet geri gönderme merkezi bulunuyor. 250 kişi kapasiteli bir merkez inşaat halinde, 11 yeni merkezin proje çalışması devam ediyor. Bunlar da tamamlandığında kapasite 6 bin 900’e çıkacak.

Yetkililer, Yunan adalarından gelecek olan Suriyeliler dışındaki göçmenlerin geri gönderilme süreçlerinin birkaç ay sürmesini bekliyor. Geri gönderme merkezlerinde 30 günü dolduran göçmenlerin bu birkaç ayı nerede geçireceği ise belirsizliğini koruyor.

Göç İdaresi’nin verilerine göre bu süre için göçmenlerin kabul edilebileceği bir barınma merkezi var. Yozgat’taki bu merkezin kapasitesi ise 100 kişiyle sınırlı.

Hükümete yakın kaynakların verdiği bilgiye göre, Suriyeli olmayanların barınması için yeterli yer bulunamaması durumunda, Suriyeliler için kamplarda yer alan boşluklar, bu göçmenler için de kullanılabilir.

Türkiye Suriye savaşı çıkar mı? İşte tüm yönleriyle 11 maddede savaş senaryoları

Manisa’da kamp belirsizliği

11 Mart’ta gazetecilere anlaşmayla ilgili bilgi veren üst düzey Türk Dışişleri yetkilisi, geri gönderilecek göçmenler için yeni bir kamp yapılmayacağı bilgisini vermişti. Al Jazeera’nin sorularını yanıtlayan AFAD yetkilileri, kendilerine böyle bir talep iletilmediğini belirtti. Hükümete yakın kaynaklar da yeni bir kamp projesinin olmadığını söyledi.

Ancak AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın gazetecilere verdiği bilgiye göre, Manisa’da 5 bin kişilik bir kamp yapılabilir, ancak bu da ‘kesin değil.’ Geçici olarak yapılan kampın yeri henüz belirlenmedi. Özdağ’a göre yer konusunda AFAD, Göç İdaresi ve Türk Kızılayı birlikte çalışıyor:

“Kampın merkezde olmasını düşünüyoruz ama Akhisar üzerine de çalışıyoruz. Eski tütün fabrikalarının adı geçiyor. Orada 220 dönüm araziyi üniversiteye tahsis etmiştik, kalan kısmının da ticaret merkezi olmasını istemiştik. Buralarla ilgili ihalelere çıkılmıştı, belki ihaleler yapılıncaya kadar geçici olarak barındırma yapılabilir ama kesin değil.”

20 Mart’tan bu yana Türkiye’den Midilli, Sisam, Sakız, İstanköy ve İleryoz adalarına 3 bine yakın göçmen kaçak yollarla geçti. Bu göçmenler adalardaki merkezlerde tutuluyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Midilli Temsilcisi Boris Çeşirkov, anlaşma sonrası sığınmacı akınının azaldığını ancak bunun hava şartlarından mı yoksa anlaşmadan mı kaynaklandığını söylemek için henüz erken olduğunu söyledi.

Kaynak: Al Jazeera

Times: Göçmen iadeleri öncesinde kaos

-BBC TÜRKÇE
Times gazetesi bugün Yunan adalarından Türkiye’ye göçmenlerin iadesinin başlamasının beklenmesine karşın, Ege Denizi’nin her iki yakasında da ‘kaos’ olduğunu söylüyor:”Avrupa Birliği’nin (AB) binlerce göçmeni Yunanistan’dan Türkiye’ye nakletme planı kaosla yüz yüze. Adalardaki kamplarda mültecilerin protestoları devam ediyor. Devasa operasyonu gerçekleştirecek personelse daha henüz adalara dahi gelebilmiş değil.

“AB kaynakları bugün Midilli ve Sakız adalarından Türkiye’ye gönderilecek olan mülteci sayısının planlanan 500 sayısına ulaşmasının mümkün olmadığını itiraf ediyor.

“Üst düzey bir Yunan yetkili, bugün Türkiye’ye kaç kişi gönderecekleri konusunda ‘en ufak bir fikirlerinin dahi olmadığını’ söyledi.

“Üst üste yaşanan aksaklıkların bazıları şunlar:

  • Brüksel söz verdiği sahil güvenlik ekiplerinin sadece yarısını Yunanistan’a gönderebilmiş durumda.
  • Yunan yetkililer yeteri kadar tercuman olmadığı için sınır dışı edilecek göçmenlerin bir kısmının kimliğini dahi tespit edemiyor.
  • Haftasonu aniden iltica başvurusunda bulunan binlerce göçmenin talebi altında Yunan yetkililer ezilmiş durumda.
  • Bazı göçmenler adalardaki merkezlerden kaçıp izlerini kaybettirmeyi başardı.

“Sınır dışı edilmek istemeyen göçmenlerin güvenlik güçleriyle çatışmaya başlamasından da endişe ediliyor.

“Türkiye tarafında ise göçmenlerin gönderileceği Dikili’de yerel halk daha fazla göçmen istemediğini söyleyerek protesto gösterileri düzenledi.

“Dikili Belediye Başkanı Mustafa Tosun da göstericilere destek vererek, göçmenlerin ilçeye getirileceği konusunda kendi ofisine kimsenin bilgi vermediğini ifade etti.

“Bir Suriyeliyse Türkiye’ye gönderilmesi halinde ne yapacağı sorusuna, ‘Beni zorla Türkiye’ye geri götürmeye çalışırlarsa hem kendimi hem de ailemi denize atarım. Cehennemden cehenneme gidiyoruz’ diyor.”

Yazar hakkında

mm

Ece Göksedef

2011 yılı temmuz ayında çalışmaya başladığı Al Jazeera'de diplomasi muhabiri olarak görev yapan Ece Göksedef, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans eğitimi aldı. Bir yıl da Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan Science-Po'da siyaset eğitimi alan Göksedef, daha önce Habertürk televizyonunda editör olarak çalıştı.

Yorum yaz