Haber

11 maddede IŞİD saldırıları altında Kilis’te son durum!

Kilis’te kaçacak yer yok… Yaklaşık üç aydır Suriye’deki IŞİD bölgelerinden Kilis’e atılan roketlerin belli bir hedefi yok. İşe ya da okula gitmeyenler, evlerinde roket saldırısına yakalanabiliyor. Kaçmaktan vazgeçenler, artık aşina oldukları roket sesini duyduğunda en güvenilir yere sığınmaya çalışıyor.

1461704599-9964-Kilis20Main
Roket saldırılarından sonra boşalan Kilis sokakları, yavaş yavaş hareketleniyor. [Fotoğraf: Ece Göksedef/Al Jazeera]
Ece Göksedef  – Al Jazeera

18 Ocak’tan bu yana roket saldırılarının hedefinde… 128 bin Türkiye vatandaşı, kayıtlı 100 bine yakın Suriyeli mültecinin yaşadığı küçük sınır ilinde korku ve endişe, günlük yaşamı etkisi altına aldı.

Suriye’de Arap ve Türkmen muhaliflerin IŞİD’le çatıştığı bölgeye yaklaşık 20 km mesafede olan Kilis şehir merkezinde sokaklar, birkaç hafta öncesine göre bir hayli boş. Sokakları, diğer şehirlerden nakledilen polisler dolduruyor.

Üç aydan uzun bir süredir 40’ın üzerinde roketin atıldığı Kilis’te 17 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Korktukları için eskisi gibi sokağa çıkamayan Kilislilerin endişelerini, polisin varlığı da azaltmıyor.

Hedef alınan belli bir bölge yok, kaçacak yer de yok

Resmi açıklamaya göre 47 roket Kilis’e isabet etti. Ancak Kilisliler, sayının çok daha fazla olduğunu, köylere ve açık araziye düşen roketlerin sayılmadığını öne sürüyor. Yıllardır savaşın sınırında, top ve mermi sesleriyle yaşamaya alışsalar da, artık yeni bir ses duymaya başladılar: Islık sesi.

Gaziantep’te yaşayan ancak iş yeri Kilis’te olan Mehmet, ıslık sesine benzer bir ses duyduğunda camların önünden uzaklaşıyor. Çünkü bu, yeni bir roketin gelişini işaret ediyor. Çok yakınlarına birkaç roket isabet ettiği için ofisin yerini değiştirmeyi düşünmüş, ancak sonrasında bunun anlamsız olacağına karar vermiş. Çünkü roketler Kilis’te belli bir bölgeye atılmıyor.

Şehrin sınıra en uzak kuzey mahallelerinden en güneyine, çatışmalardan daha uzakta olan batısından doğusundaki köylere kadar çok çeşitli yerlere isabet eden roketler oldu. Soyadını vermek istemeyen Mehmet, bu durumun da insanları çaresiz bıraktığını anlatıyor:

“Öyle bir çaresizlik ki; insanlar nereye kaçacağını şaşırıyor. Sadece aileleriyle bir arada olmaya bakıyorlar. Son bir haftada atılan roketlerin sıklığı arttı, bu sebeple son iki gündür çoğu çocuk okula gitmedi, evde anneleriyle kaldı. Giden de var tabii, evde ya da okulda olmak fark etmiyor aslında. İnsanlar korunabilmek için bir şeye inanmak istiyor, bu sebeple durmadan komplo teorileri üretiliyor.

Örneğin hastanenin yakınlarına bir roket atıldığında ‘Bu hastanede IŞİD’in savaştığı muhaliflerin komutanı yatıyor, orayı hedef almaya devam edecekler’ diye bir söylenti yayılıyor. Kimse o bölgeye gitmiyor. Başka bir gün bir camiye isabet ediyor, ‘muhalif komutan burada namaz kılıyor, o camiye yaklaşmayın’ deniliyor. Bunların hiçbirisinin gerçek olmadığını insanlar biliyor ama yine de, korunma ihtiyacı… Bu dedikodulara göre hareket edenler oluyor.”

‘Hanım ağlıyor, sızlıyor, uyuyamıyor. Peki memleketi bırakıp nereye gidelim?’

1461704599-8780-Cemal-DaC49FaC3A7C4B1kan

[Fotoğraf: Ece Göksedef/Al Jazeera]

Kilisliler kenti terk etmekten yana değil. Devletin isterse buna bir son vereceğini düşünenler çoğunlukta. Cemal Dağaçıkan da onlardan biri. Bir hafta önce atılan roketin düştüğü yere yaklaşık 200 metre uzaklıkta küçük bir ayakkabı tamircisi var. Bu sebeple bir gün işe gitmedi ama bu sefer evine 100 metre mesafeye roket düştü. Yaşlı tamirciye göre bunun sonu yok…

Kilis’te doğan ve hayatı boyunca şehirden ayrılmayan Dağaçıkan’ın çocukları ve torunları var. O da roket sesini tıpkı Mehmet gibi ‘ıslık sesi’ diye tanımlıyor. “Artık birkaç saniye kala da olsa dikkat kesilip anlıyoruz, en kuytu yere saklanmaya çalışıyoruz” diye anlatıyor nasıl korunduklarını. Kendisi için korkmadığını söylüyor ama ailesi için endişeli:

“Çok tedirgin olduk. Devletin burayı görmesi lâzım. 17 kişinin ölmesi, 40 kişinin yaralanması mı lâzım görmesi için? Torunlarım kaç gün okula gidemedi, ama baktık böyle yaşanmaz gönderiyoruz şimdi. Ecelden kaçış yok, ecelim geldiyse beni nereye kaçsam yakalar.

Şimdilik devamlı atmıyorlar roketleri, günde beş altı tane geliyor en fazla. Bu sayı artsa da korkmuyorum, ölüm Allah’ın emri. Ama hanım çok korkuyor, ağlıyor, sızlıyor, uyuyamıyor. Torunlar da öyle, okula giderken çok korkuyorlar. Peki ama memleketi bırakıp nereye gidelim?”

“Keşke biz Suriye’ye hiç karışmasaydık”

Cemal Dağaçıkan, sınırın diğer tarafındaki IŞİD hedeflerinin vurulduğunu hatırlatıyor ve ‘isteseler daha önce de vururlardı, engel olabilirlerdi’ diyor. Hükümetin Kilis’le ilgili önlemler alacağını açıklamasına ise ‘icraatı görelim, kaç haftadır bir şey görmedik’ yorumunu yapıyor.

Ona göre bu saldırıların sebebi, Türkiye’nin roketlerin atıldığı bölgede muhaliflere destek vermesi. “O kendilerinin sorunu bence, keşke biz Suriye’ye hiç karışmasaydık” diyor.

Valilik yakınına atılan roket gerginliği artırdı

1461704684-9577-et-atC4B1lan-cami-ve-valilik

[Fotoğraf: Ece Göksedef/Al Jazeera]

Pazar günü kent meydanındaki Valilik binasına 100 metre mesafedeki caminin avlusuna isabet eden ve iki kişinin hayatını kaybettiği roket saldırısı sonrası, hareketli meydan da boşaldı. Pazartesi günü dükkânların çoğu açılmadı. Roketin kentin en işlek yerine, en önemli devlet binasının bu kadar yakınına atılması, şehirdeki gerginliği iyice artırdı, Kilisliler artık daha da endişeli.

Hafta başında geri geleceği için orada bıraktığı arabasını almaya gelen bir dükkân sahibi de, namaz saati boş olan camiyi gösteriyor:

“Bu camiye girip çıkan çok olur, biz çok iş yaparız burada. Şimdi bomboş, iki gündür giden gelen yok. Otoparkta da bir benim arabam kalmış… Valiliğin yanındayız, bize bir şey olmaz diyorduk ama buraya kadar gelmesi bizi iyice endişelendirdi. Artık durumun daha ciddi olduğunu görüyoruz. Ama yapacak bir şey yok, bakın arkadaşlar açmış dükkânları. Ben de açacağım yarın, öbür gün…”

Yazar hakkında

mm

Ece Göksedef

2011 yılı temmuz ayında çalışmaya başladığı Al Jazeera'de diplomasi muhabiri olarak görev yapan Ece Göksedef, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans eğitimi aldı. Bir yıl da Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan Science-Po'da siyaset eğitimi alan Göksedef, daha önce Habertürk televizyonunda editör olarak çalıştı.

Yorum yaz